İstanbul'da Yazın Çocuklarda Sık Görülen İshalin Tedavisi ve Önlemleri Hakkında Bilgiler

Yaz aylarında çocuklarda sık görülen ishal, genellikle kısa sürede geçen bir enfeksiyon olarak değerlendiriliyor. Doç. Dr. Muhammet Ali Varkal, bu dönemde hijyenin önemli olduğunu ve sıvı desteğinin hayati rol oynadığını belirtiyor. Çocuklarda ishalin, sıvı ve mineral kaybına neden olabileceği için dikkatli olmak gerekiyor.

İstanbul'da Yazın Çocuklarda Sık Görülen İshalin Tedavisi ve Önlemleri Hakkında Bilgiler
Yaz aylarında çocuklarda sık görülen ishal, genellikle kısa sürede geçen bir enfeksiyon olarak değerlendiriliyor. Doç. Dr. Muhammet Ali Varkal, bu dönemde hijyenin önemli olduğunu ve sıvı desteğinin hayati rol oynadığını belirtiyor. Çocuklarda ishalin, sıvı ve mineral kaybına neden olabileceği için dikkatli olmak gerekiyor.

Sıcak havaların etkisiyle birlikte, çocuklarda bazı hastalıklara daha sık rastlanabiliyor. Bu dönemde, güneş çarpması, sıvı kaybı gibi sağlık sorunları yanında, gıda zehirlenmeleri ve özellikle yaz ishalleri de ailelerin karşılaştığı önemli sorunlar arasında yer alıyor. Liv Hospital Ulus Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Muhammet Ali Varkal, çocuklarda ishalin genellikle kısa sürede düzelme gösteren bir enfeksiyon olduğunu belirtti. Varkal, ishalin özellikle küçük yaş grubu çocuklarda dikkatle izlenmesi gereken bir durum olduğunu vurguladı. "Çünkü ishalin kendisinden çok, ishale eşlik eden sıvı ve mineral kaybı çocuklar için risk oluşturur" dedi.

Yaz İshali Neden Olur?

Doç. Dr. Muhammet Ali Varkal, ishalin dışkının sulu hale gelmesi ve çocuğun normalden daha sık dışkılaması ile kendini gösterdiğini ifade etti. Genellikle 24 saat içinde üç veya daha fazla sulu dışkılama ishal olarak kabul ediliyor. Çocuklarda akut ishale en sık yol açan etkenlerin virüsler olduğunu belirten Varkal, rotavirüs, norovirüs ve adenovirüs gibi virüslerin kusma, ateş ve karın ağrısı gibi belirtilerle seyredebildiğini söyledi. Yaz aylarında ise yiyeceklerin daha hızlı bozulması, açıkta satılan gıdalar ve güvenli olmayan içme sularının ishale sebep olabileceğini ifade etti. Seyahatlerde görülen ishallerin çoğunlukla kirli su veya gıda yoluyla bulaşan mikroorganizmalarla ilişkili olduğunu da ekledi. Varkal, "Her ishal 'üşütme' değildir, her ishal antibiyotik de gerektirmez. Çocukluk çağı ishallerinin büyük bir bölümü, antibiyotik kullanılmadan, doğru sıvı desteği ve beslenme ile düzeltilebilir" dedi.

En Büyük Risk Sıvı Kaybı

İshal ve kusma sırasında çocukların yalnızca su değil; aynı zamanda sodyum, potasyum ve bikarbonat gibi vücut dengesi için önemli mineralleri de kaybettiğini vurgulayan Varkal, yalnızca su içirmenin her zaman yeterli olmayabileceğini belirtti. Eczanelerde bulunan oral rehidrasyon sıvılarının, kaybedilen sıvı ve mineralleri uygun oranlarda yerine koymak için hazırlandığını ifade etti. Varkal, "Çocuk kusuyorsa sıvı bir anda fazla miktarda verilmemelidir. Daha doğru yaklaşım, sık aralıklarla ve küçük yudumlarla vermektir" şeklinde konuştu. İshal sonrası genel bir pratik olarak, 2 yaş altındaki çocuklara her sulu dışkılama veya kusma sonrasında yaklaşık 50-100 ml, 2 yaş üzerindeki çocuklara ise 100-200 ml oral rehidrasyon sıvısı verilmesi gerektiğini belirtti. Ancak çocuğun yaşı, kilosu, kusma sıklığı ve genel durumu bu miktarları değiştirebileceğinden, belirgin sıvı kaybı varsa hekim değerlendirmesi gerektiği vurgulandı.

Varkal, asitli ve gazlı içeceklerin, hazır meyve suları ve şekerli içeceklerin ishalin artmasına sebep olabileceğini belirtti. "Sporcu içecekleri de çocuklarda ishal sıvısının yerine geçmez; çünkü içerdikleri şeker ve mineral oranı ishalde kaybedilen sıvıyı yerine koymak için uygun olmayabilir" dedi.

Beslenme Kesilmemeli

Doç. Dr. Muhammet Ali Varkal, geçmişte ishal olan çocuklara uzun süre aç kalmasının önerildiğini ancak günümüzde bunun doğru olmadığını belirtti. Varkal, "Çocuk tolere edebildiği sürece beslenmeye devam etmelidir" diye vurguladı. Anne sütü alan bebeklerde emzirme sürdürülmeli, mama alan bebeklerde ise mama normal şekilde verilmelidir. Daha büyük çocuklarda, yoğurt, ayran, çorba, pirinç, patates, muz, elma püresi, makarna ve haşlanmış sebzeler gibi hafif ve besleyici gıdalar tercih edilmelidir. Çocuğun iştahı birkaç gün azalabilir; bu durum çoğu zaman beklenen bir durumdur. Önemli olan çocuğun sıvı alabilmesi, idrar yapması ve genel durumunun iyi olmasıdır."

İshal Kesici İlaçlara Dikkat

Doç. Dr. Muhammet Ali Varkal, ailelerin sık yaptığı hatalardan birinin ishali hemen kesmeye çalışmak olduğunu belirtti. "Oysa ishal, çoğu zaman vücudun mikrobu uzaklaştırma yollarından biridir. Özellikle kanlı ishal, yüksek ateş veya şiddetli karın ağrısı varsa hekim önerisi olmadan ishal kesici ilaç kullanılmamalıdır" dedi. Varkal, antibiyotiklerin her ishalde gerekli olmadığını, gereksiz antibiyotik kullanımının bağırsak florasını bozabileceğini, yan etkilere yol açabileceğini ve dirençli bakterilerin gelişmesine katkıda bulunabileceğini ifade etti. Antibiyotik kararı, dışkıda kan, yüksek ateş, ağır klinik tablo, seyahat öyküsü, salgın şüphesi veya özel risk durumları varsa hekim tarafından verilmelidir. Probiyotiklerin bazı durumlarda destek olarak düşünülebileceğini ancak her probiyotiğin aynı olmadığını ve tek başına tedavi yerine geçmeyeceğini belirtti.

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Doç. Dr. Muhammet Ali Varkal, bazı durumlarda çocuğun gecikmeden hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Önemli durumları şu şekilde açıkladı: "Çocuk çok halsizse, uykuya meyilliyse, huzursuzluğu belirginse, ağız ve dili çok kuruysa, gözleri çökmüş görünüyorsa, ağladığında gözyaşı yoksa veya idrarı belirgin azaldıysa sıvı kaybı gelişmiş olabilir. Özellikle 6-8 saatten uzun süredir idrar yapmayan çocukta dikkatli olunmalıdır. Dışkıda kan veya yoğun mukus varsa, ateş yüksek seyrediyorsa, kusma nedeniyle ağızdan sıvı alamıyorsa, karın ağrısı giderek artıyorsa, ishal çok sık ve bol miktardaysa, bebek 6 aydan küçükse, altta yatan kronik hastalık veya bağışıklık sistemi sorunu varsa hekime başvurulmalıdır. İshal 7-10 günden uzun sürüyorsa veya tekrarlıyorsa da değerlendirme gerekir."

Doç. Dr. Muhammet Ali Varkal, ishalden korunmanın temelinin hijyen olduğunu vurguladı. "Eller tuvalet sonrası, bez değişiminden sonra, yemek hazırlamadan ve yemekten önce mutlaka sabun ve suyla yıkanmalıdır. El antiseptikleri bazı mikroplara karşı yardımcı olabilir, ancak özellikle norovirüs gibi ishale yol açan bazı virüslerde sabun ve suyla el yıkamanın yerini tutmaz. Sebze ve meyveler güvenli suyla iyice yıkanmalı, açıkta beklemiş yiyeceklerden kaçınılmalı, et-tavuk-yumurta gibi gıdalar iyi pişirilmeli, pişmiş yiyecekler uzun süre oda sıcaklığında bırakılmamalıdır. Tatilde çocuklara kaynağı belirsiz su, açık içecek, buz ve hijyeninden emin olunmayan gıdalar verilmemelidir. Seyahatlerde kapalı şişe su tercih edilmeli; soyulabilen meyveler daha güvenli seçenekler arasında düşünülmelidir. Havuz kullanımında da çocukların havuza girmeden önce duş alması, ishali olan çocuğun havuza sokulmaması ve bebek bezli çocuklarda bez değişiminin havuz kenarında değil uygun alanda yapılması önemlidir. Rotavirüs aşısı, özellikle bebeklerde ağır rotavirüs ishallerine karşı en etkili korunma yollarından biridir. Bu aşının belirli yaş aralıklarında uygulanması gerektiği için ailelerin bebeklik döneminde çocuk hekimleriyle aşı planını konuşmaları uygun olur" diye belirtti.

Doç. Dr. Muhammet Ali Varkal, yaz ishallerinde en önemli tedavinin çoğu zaman antibiyotik değil, doğru sıvı desteği, uygun beslenme ve yakın izlem olduğunu vurguladı. Varkal, "Çocuk iyi görünüyorsa, sıvı alabiliyorsa ve idrar yapıyorsa, çoğu ishal evde takip edilebilir. Ancak sıvı kaybı belirtileri, kanlı dışkı, yüksek ateş, tekrarlayan kusma veya genel durumda bozulma varsa zaman kaybetmeden hekime başvurulmalıdır." şeklinde konuştu.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin