İstanbul'da Yeni Bir Dil Öğrenmek Demans Riskini Yüzde 40 Oranında Azaltıyor

Yapılan araştırmalara göre, yeni bir dil öğrenmek demans riskini önemli ölçüde azaltıyor, zihinsel aktivite ve bilişsel zenginleşme beyin sağlığı açısından kritik rol oynuyor.

İstanbul'da Yeni Bir Dil Öğrenmek Demans Riskini Yüzde 40 Oranında Azaltıyor
Yapılan araştırmalara göre, yeni bir dil öğrenmek demans riskini önemli ölçüde azaltıyor, zihinsel aktivite ve bilişsel zenginleşme beyin sağlığı açısından kritik rol oynuyor.
Google News'te Abone Ol

Neurology dergisinde yayımlanan son araştırmalar, zihinsel olarak uyarıcı aktivitelerin, özellikle yeni bir yabancı dil öğrenmenin, demans riskini yaklaşık yüzde 38-40 oranında azaltabileceğini ortaya koydu. Bu çalışmayı Chicago’daki Rush Üniversitesi Tıp Merkezi araştırmacıları yürüttü. Araştırma kapsamında, başlangıçta demans tanısı bulunmayan ve ortalama yaşı 80 olan bin 939 kişi sekiz yıl boyunca takip edildi. Araştırma sonuçları, yaşam boyu bilişsel olarak daha aktif olan bireylerde Alzheimer hastalığının daha düşük oranda görüldüğünü ve daha ileri yaşta ortaya çıktığını gösterdi. Bilişsel zenginleşme düzeyi en yüksek grupta Alzheimer görülme oranı yüzde 21 iken, en düşük grupta bu oran yüzde 34 olarak belirlendi. Ayrıca, zihinsel olarak daha aktif bireylerde hastalık başlangıcının ortalama 5 yıl geciktiği bildirildi.

Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Talip Asil, bu konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, zihinsel aktivitenin beyin sağlığı üzerindeki koruyucu etkisine dikkat çekti. Asil, "Beynin aktif tutulması bilişsel rezervi artırıyor" dedi. Demansın, ileri yaşta görülen ve hafıza başta olmak üzere bilişsel fonksiyonlarda kayıpla seyreden bir hastalık grubu olduğunu vurgulayan Asil, yeni bir dil öğrenmenin hafıza, dikkat ve yürütücü işlevleri aynı anda devreye sokarak beyin hücreleri arasındaki bağlantıları güçlendirdiğini belirtti. "Bu da demans riskini azaltmada önemli bir koruyucu etki sağlayabiliyor" ifadesini kullandı.

Alzheimer gelişme riskinin daha düşük olduğunu belirten Asil, "Bu tür aktiviteleri sürdüren kişilerde hastalığın başlangıcının birkaç yıl gecikebildiğini görüyoruz. Bu gecikme hem bireysel yaşam kalitesi hem de toplum sağlığı açısından önemli bir kazanım anlamına geliyor" dedi.

Prof. Dr. Asil, zihinsel aktivitelerin tek başına yeterli olmadığını, sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, kaliteli uyku ve kronik hastalıkların kontrolü ile birlikte değerlendirildiğinde daha güçlü bir koruyucu etki sağladığını vurguladı. "Yeni bir dil öğrenmek ya da düzenli kitap okumak gibi alışkanlıklar, uzun vadede beyin sağlığımız için önemli bir yatırım olabilir" değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin