Eğitim Bütçelerinde Uygulama Açığı
Araştırma, sektörlerdeki eğitim yatırımlarında niyet ile uygulama arasındaki açığı da gözler önüne seriyor. Şirketlerin yalnızca yüzde 26'sı eğitim bütçesini etkin bir şekilde hayata geçirebildiklerini ifade ediyor. Çalışanların gelişim fırsatlarını kullanmamasının temel nedeni olarak ise yüzde 71 oranıyla zaman ve iş yükü öne çıkıyor. Katılımcı şirketlerin yüzde 60'ında rol bazlı öğrenme patikası bulunmuyor ve bu durum, gelişime erişimde eşitsizlik yaratıyor. Performans ve gelişim süreçleri arasındaki bağlantı da zayıf kalıyor. Şirketlerin sadece yüzde 29’u performans sonuçlarının gelişim planlarını doğrudan belirlediğini, yüzde 25’i ise süreçlerin tamamen ayrı ilerlediğini ifade ediyor. Yetkinlik dönüşümünde kurumsal stratejilerin eksikliği dikkat çekiyor. Kurumların yüzde 57'sinde yetkinlik geliştirme ve yeniden beceri kazandırmaya yönelik tanımlı bir yaklaşım mevcut değilken, sadece yüzde 13'ü bu konuda tüm şirkete yayılan bir model uyguluyor.Liderlik Gelişimi Öne Çıkıyor
2026'nın en önemli gelişim önceliği liderlik olarak belirlenmiş. Kurumların yüzde 71'i liderliği en öncelikli gelişim alanı olarak işaret ediyor. Bu alanda iletişim ve zaman yönetimi gibi konular ikinci sırada yer alıyor. Liderlik programları genellikle orta kademe ve ilk kez yönetici olacak çalışanlara sunulmakta. C-seviyesine yönelik programların oranı ise yüzde 23. Şirketlerin yaklaşık yarısı liderlik gelişimini dış kaynaklarla gerçekleştirmekte, yalnızca yüzde 13'ü tamamen kurum içi içerik ile ilerliyor.İK Ajandasında Ücret ve Teknoloji Ön Planda
2026 yılı için insan kaynakları ajandasının ana unsurları arasında ücret, yan haklar ve gelişim yer almakta. Teknoloji şirketleri bütçelerini büyük ölçüde bu alanlara ayırırken, eğitim ve gelişim yatırımlarının etkin uygulanması birçok kurumda yetersiz kalıyor. Rol bazlı öğrenme yolculuklarındaki eksiklik temel engel olarak öne çıkıyor. Rapora göre, yapay zekâ ile ilgili beklentiler temkinli bir şekilde ilerliyor. Şirketlerin bazıları AI’ın iş gücünü azaltacağını düşünürken, çoğunluğu teknolojinin insan kaynaklarının rolünü dönüştüreceğini ve idari süreçlerde verimlilik sağlayacağını belirtiyor. Çalışma modellerinde hibrit düzen teknoloji firmalarında kalıcı hale gelirken, geleneksel sektörlerde ofise dönüş konusunda belirsizlik devam ediyor.Uzun Vadeli Yatırım Öne Çıkıyor
Melon & Lumolead Kurucusu Sure Köse Ulutaş, "Türkiye’de enflasyon hızı düşse de şirketler yetenekli çalışanları elde tutmakta zorlanmaya devam ediyor. Toplam ödülü ücretle sınırlı gören yaklaşım dönemi sona erdi. 2025 ortasında her üç şirketten ikisi ara dönem ücret artışı yapmadı. Yıl sonunda planlanan ortalama yüzde 30’luk artış, enflasyonun gerisinde kaldı. Bu tablo, asıl meselenin ücret artışından ziyade iş gücünü doğru planlamak ve yetkinlik dönüşümünü yönetmek olduğunu gösteriyor. 2026’da şirketlerin en kritik sınavı, teknolojiyi ve yapay zekayı iş süreçlerine entegre ederken ekiplerini yeniden yetkinleştirmek olacak" dedi.Veri Odaklı Yönetim Yaklaşımları Geliştirilmeli
Endeavor Türkiye Genel Sekreteri Aslı Kurul Türkmen ise "Türkiye teknoloji ekosistemi hızla büyürken, sürdürülebilir başarının temelinde yeteneğe yapılan uzun vadeli yatırım yatıyor. Melon iş birliğiyle hazırladığımız bu raporun, kuruculara ve liderlere daha adil, veri odaklı ve gelişimi merkeze alan insan yönetimi yaklaşımları geliştirmede yol gösterici olacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.