İstanbul'da bir mahkemede yolsuzluk suçlamasıyla tutuklu bulunan Adem Soytekin, duruşmada ifadesinde, kendisinin bu dosyada yer almasının sebebinin 2014-2024 yılları arasında üstlendiği çeşitli kamu projeleri olduğunu belirtti. Soytekin, daha önceki tüm ifadelerinin arkasında olduğunu ifade ederek, "İddianame düzenlendikten sonra eylemleri okuduğumda, birçok detayın mahkemeye fayda sağlayacağını düşünmemek elde değil" dedi.
Devletine bağlı olduğunu vurgulayan Soytekin, 8 defa etkin pişmanlık kapsamında ifade verdiğini ve olayların arka planını detaylandırarak açıkladı. Kamu yararına yapılan işler arasında kreşler, okullar, cami, köprü ve kavşaklar bulunduğunu dile getiren sanık, bu projelerin ödemelerinin belediye tarafından yönlendirilen müteahhitler aracılığıyla yapıldığını kaydetti.
Müteahhitlerle İlişkisi ve Rüşvet İddiaları
Soytekin, Metin Gül’ün adını kullanarak bazı işlemleri gizlediğini iddia etti ve "Bana verdiğini söylediği daireler iş karşılığıdır. Rüşvet olarak aldığım bir daire yoktur" ifadelerini kullandı. Metin Gül’ün, iskan almak için para ödediğini ve bu miktarın 3 milyon lira olduğunu belirtti. Soytekin, bu paranın nereye gittiği konusunda da iddialarda bulundu.
Ekrem İmamoğlu İddiaları
Soytekin, Ekrem İmamoğlu’nun proje kapsamındaki müteahhitlerden 30 milyon lira talep ettiğini ve bunun tüm müteahhitlerce dile getirildiğini ifade etti. Ayrıca, kendisine verilen daire ve dükkanların toplam bedelinin o dönemin parasıyla 5 milyon lira civarında olduğunu belirtti. İddianamede bulunmayan bir yolsuzluk projesi hakkında da bilgi vermek istediğini söyledi.
Vira İstanbul Projesi
Beylikdüzü’nde bulunan 'Vira İstanbul' projesinin ciddi yolsuzluklarla dolu olduğunu belirten Soytekin, ihale sürecinin danışıklı dövüşle gerçekleştirildiğini ve bu konuda araştırma yapılmasını talep etti. Projenin ihaleye çıkmasının ardından bölgedeki müteahhitlerin koordineli bir şekilde teklif verdiklerini ve bu durumun yasalara aykırı olduğunu ifade etti.
Soytekin, tahliye edilmesi durumunda, ilgili belgeleri temin ederek mahkemeye sunacağını belirtti. Ancak mahkeme, tutukluluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme kararında, sanığın üzerine atılı suçun vasfı ve mahiyeti, kaçma kuşkusunun varlığı gibi gerekçeler öne sürüldü.