Olay, 20 Ağustos 2025 tarihinde, İzmir'in Bornova ilçesinde bulunan ünlü bir boya ve yalıtım teknolojileri firmasının sahibi K.K.'nin evinde gerçekleşti. Emekli trafik polisi olan Ümran Merttürk, patronunun yakın koruması ve şoförü olarak görev yapıyordu. Ancak, patronunun talimatıyla çiçekleri sulamak ve Amerikan Akita cinsi köpeği beslemek için konuta gitti. Merttürk, köpeğin mamasını verirken aniden saldırıya uğradı ve kanlar içinde kaldı. Yüzünden, kafasından ve vücudunun birçok yerinden yaralanan kadın, çevredeki insanların yardımıyla kurtarıldı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Merttürk, yoğun bakımda tedavi altına alındı. Köpek saldırısı sonucunda kafa derisi yüzülen ve birçok kemiği kırılan kadının vücudunda kalıcı hasarlar meydana geldi. Merttürk, tedavi masraflarının karşılanmadığı gerekçesiyle eski patronu K.K. hakkında suç duyurusunda bulundu.
Yaşadığı Dehşeti Anlattı
Ümran Merttürk, yaşadığı dehşet anlarını anlatarak, saldırının aniden başladığını belirtti. "Mama torbasından mamayı alıp kaba koydum. Köpek mamayı yemeye başladığı anda aniden dönerek önce sağ ayağıma saldırdı. Çok güçlü bir köpek olduğu için ayağımı tutup sallamaya başladı; ayağımın kırıldığı ilk saldırı buydu. Köpeği itmeye çalıştığım esnada bu kez sol ayağıma saldırdı ve aynı şekilde sallamaya devam etti. Dengemi kaybedip yere düştüm. Yere düştüğümde karnımdan ısırdı. Kendimi korumak amacıyla ellerimle yüzümü kapattığımda beni kollarımdan da ısırdı. Yerden kalkmaya çalışırken başımdan ve saçlı derimden yaralandım" dedi.
Mücadele Sürecini Anlattı
Merttürk, ölümle burun buruna geldiği 10 dakikalık mücadeleyi de anlattı. "Yüzümden çok fazla kan akmaya başladı ancak bir şekilde ayağa kalkmayı başardım. Köpeği bacaklarımın arasına aldım. Sol elimle köpeğin alt çenesini, sağ elimle de üst çenesini sıkıca tuttum. Sabah erken saatler olduğu için etrafta kimse yoktu. Köpeği zapt etmeye çalışırken sol başparmağımın kırıldığını hissettim. Bu şekilde avazım çıktığı kadar 'Yardım edin' diye bağırdım. Yaklaşık 5 dakika bağırdım; mücadelem toplamda 8-10 dakika sürdü. Bahçe kapısının üzerine çıkmış 4-5 kişi gördüm. Köpeği tutarken o yöne döndüğümde çene baskısına daha fazla dayanamadım, köpek elimden kurtulup onlara yöneldi. O sırada içeri atlayan bir şahıs 'Abla hemen dışarı çık' dedi ve onunla birlikte kendimi dışarı attım."
İddiaları ve Yaşadığı Psikolojik Etkiler
Merttürk, hastanede kendisine verilen sözlerin tutulmadığını ifade etti. "Yoğun bakıma kaldırıldığım gün eski patronum ve ailesi ziyaretime gelip tüm tedavi masraflarımın karşılanacağını söylediler, ben de inandım. İlerleyen süreçte ayağımdaki ciddi sorunlar için yapılan ameliyatları karşıladılar ancak vücudumun diğer bölgelerindeki hasarlar göz ardı edildi. Kırılan sol başparmağım sakat kaldı, yüzümde kötü izler oluştu ve kafa derimdeki yaralanma nedeniyle kalıcı kellik oluştu. Şirket asistanı Emel Hanım, yalnızca ayağımın tedavisinin karşılanacağını, fizik tedavi dahil diğer masrafların ödenmeyeceğini söyledi. Kendi cebimden yaptığım hastane ödemelerine rağmen geri dönüş sağlamadılar" dedi.
Merttürk, yaşadığı olayın ardından ruhsal olarak çöktüğünü belirtti. "3,5 ay yatalak kaldım, bakımımla 75 yaşındaki annem ilgilendi. Annem üzülmesin diye olayı başta 'cam patladı' diye anlatmıştık. Yalnız bırakıldığımı anladığım gün anneme tüm gerçekleri anlattım ve şikâyetçi olmaya karar verdim. Yaşadığım sadece fiziksel bir hasar değil; o gün ölümle burun buruna geldim ve ruhen öldüm, şu an sadece nefes alıyorum. Çok ciddi psikolojik travma yaşıyorum" diyerek yaşadığı mağduriyeti dile getirdi.
Mağdur kadın, avukatı Taner Kavalcı aracılığıyla iş insanı K.K. ve ilgili şirket yetkilileri hakkında İzmir Adliyesine giderek suç duyurusunda bulundu.
