Urla, Çeşme, Karaburun, Seferihisar ve Torbalı ilçelerinde toplamda 8 bin dekarlık alanda yetiştirilen sakız enginarından yılda yaklaşık 11 bin ton ürün elde ediliyor. Bu üretimin yaklaşık 2 bin tonu ise Urla'dan karşılanıyor. Tescilli bu ürün, yumuşak dokusu ve yapraklarının yenilebilir olmasıyla diğer enginar türlerinden ayrılıyor. Ocak ve şubat aylarındaki yağışlar, bu yıl rekoltesinin yüzde 20 oranında artmasına katkı sağladı. Hasat edilen sakız enginarı, tarlada 30, pazarlarda ise ortalama 50 liradan satışa sunuluyor. Vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olan bu lezzet, sağlık açısından da önemli faydalar sunuyor. Zeytinyağlı yemekleri, dolması, salatası ve pilavıyla Ege mutfağının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Ayrıca, 1-3 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek Uluslararası Urla Enginar Festivali'nde bu ürün ziyaretçilere sunulacak.
Enginar Hasat Zamanı
Sakız enginarının Urla yarımadasına özgü bir ürün olduğunu belirten Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan, üreticilerin ağustos ayından itibaren hazırlıklara başladığını ifade etti. Kış mevsiminde yaşanabilecek olumsuz hava koşullarına karşı risk alarak bazı üreticilerin erkenden hasada başladığını aktaran Uslucan, esas hasat zamanının mart, nisan ve mayıs ayları olduğunu kaydetti. Bu yıl da festivalin mayıs ayının ilk haftasında yapılacağını vurguladı. Urla'da 800-900 dönüm enginar üretimi yapılmakta ve bu üretim 130-140 üretici tarafından gerçekleştiriliyor. Pandemi sonrası birçok üretici, enginarı kendisi soyup internet üzerinden satış yapmaya başladı ve ürünler Türkiye'nin her yerine, hatta Avrupa'nın bazı ülkelerine ulaştırılıyor.
Dikim ve Sulama Süreci
Üretici Hakan Seymen, enginar tarlasını ağustos ayında hazırlayıp eylül başında dikim yaptıklarını belirterek, dikim sonrası sulamanın önemine dikkat çekti. Fazla suyun hastalıklara yol açabileceğini, az suyun ise bitkinin tutmasını engelleyebileceğini aktaran Seymen, verimli dönemlerinin mart, nisan ve mayıs aylarında yüksek rekolte elde ettiklerini dile getirdi. Ayrıca, bölge insanının özellikle sakız türünün dolmasını sevdiğini, İstanbul pazarının ise genellikle çanak enginarı tercih ettiğini ifade etti. Taze enginarın kaynatılıp üzerine limon, zeytinyağı ve tuz eklenerek tüketilmesinin yaygın bir yöntem olduğunu sözlerine ekledi.
Sağlık Faydaları
Enginarın karaciğer hastaları ve kanser hastaları için faydalarının doktorlar tarafından da tavsiye edildiğini belirten üretici Serkan Karcı, sakız enginarını vakumlu ambalajlar ve kavanozlar içerisinde Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırdıklarını aktardı. Müşteri taleplerinin artması, üretim konusunda kendilerini motive ettiğini söyledi. Sakız enginarı, bayrampaşa türüne göre daha küçük bir yapıya sahip olmasına rağmen dolma ve çeşitli yemeklerde daha verimli bir kullanım sunuyor. Yapraklarının yumuşaklığı sayesinde tamamen tüketilebilen sakız enginarı, bayrampaşa enginarı gibi sert dış yapraklara sahip olmadığından, tüketiciler genellikle çanak kısmını garnitürlerle hazırlayarak tüketmeyi tercih ediyorlar.
