İzmir'de düzenlenen 'Güç Sende' söyleşisinde rahim ağzı kanseri hakkında bilgiler verildi.

İzmir'de, Acıbadem Kent Hastanesi ve Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği iş birliğiyle gerçekleşen "Güç Sende" söyleşisi, rahim ağzı kanserine karşı farkındalık yaratmayı amaçladı. Etkinlikte, rahim ağzı kanserinin önlenmesinde erken teşhisin önemi vurgulandı ve katılımcılar Japon iyileştirme sanatı Kintsugi atölyesinde bir araya gelerek destek verdiler.

İzmir'de düzenlenen 'Güç Sende' söyleşisinde rahim ağzı kanseri hakkında bilgiler verildi.
İzmir'de, Acıbadem Kent Hastanesi ve Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği iş birliğiyle gerçekleşen "Güç Sende" söyleşisi, rahim ağzı kanserine karşı farkındalık yaratmayı amaçladı. Etkinlikte, rahim ağzı kanserinin önlenmesinde erken teşhisin önemi vurgulandı ve katılımcılar Japon iyileştirme sanatı Kintsugi atölyesinde bir araya gelerek destek verdiler.
Google News'te Abone Ol

Ocak Ayı Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı ve 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında düzenlenen etkinlik, rahim ağzı kanserinin aşı, tarama ve farkındalık ile önlenebileceğine dikkat çekti. Acıbadem Kent Hastanesi ile Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği'nin iş birliğiyle gerçekleştirilen toplantıda, uzmanlar rahim ağzı kanseriyle mücadele yöntemlerini tartıştı. Sanatçı Berna Laçin’in moderatörlüğünü üstlendiği söyleşinin ardından katılımcılar, Japon iyileştirme sanatı olan Kintsugi atölyesine katılarak farkındalık oluşturma çalışmasına katkı sağladılar.

Uzmanlar, Türkiye’de yaklaşık 10 milyon kadının HPV pozitif olabileceğini ifade ettiler.

Acıbadem Kent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. İsmail Mete İtil, Türkiye ve dünyadaki rahim ağzı kanseri verilerini paylaştı. Türkiye’de hastalığın görülme sıklığı yüz binde 4,5 civarında iken, bu oranın gelişmemiş ülkelerde yüz binde 30 seviyelerine kadar çıktığını belirtti.

Bulaşma oranları hakkında bilgi veren Prof. Dr. İtil, "Türkiye’de yaklaşık 8 ila 10 milyon kadının HPV pozitif olduğu tahmin edilmektedir. Ayrıca serviks kanseri öncüsü lezyonların sıklığı da oldukça yüksektir." dedi.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) stratejisine değinen İtil, hedeflerin tutturulması halinde rahim ağzı kanserinin yok edilebileceğini vurguladı. Hedef kitlenin yüzde 90’ının aşılanması, toplumun en az yüzde 70’inin taranması ve pozitif çıkan hastaların yüzde 90’ının tedaviye erişiminin sağlanması gerektiğini ifade etti. Bu hedefler tutturulduğunda, serviks kanserinin bir ülkeden tamamen yok edilebileceğini belirtti. Aşılama oranlarının yüksek olduğu bölgelerde, 2030 yılından sonra serviks kanserinin tamamen eradike edilmesi öngörülmektedir.

Prof. Dr. İtil, kamuoyunda HPV ve aşılamayla ilgili bilgi kirliliği yaşandığına dikkat çekerek, doğru bilgilendirmenin önemine vurgu yaptı. Sağlık Bakanlığı’na bağlı Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) şubelerinin her ilde hizmet verdiğini hatırlattı. "Bugüne kadar yaklaşık 16 milyon kişi tarandı. 30-65 yaş aralığındaki kadınlara ücretsiz HPV ve serviks kanseri taraması yapılmaktadır. HPV pozitif çıkan hastalara daha sık tarama, kolposkopik inceleme ve gerektiğinde biyopsi gibi ileri tetkikler uygulanmalıdır. Serviks kanseri, yüzde 99,5 oranında HPV kaynaklı olduğu için, bu kadar net bilinen, yoğun tarama programları ve aşılamayla önlenebilen ender kanser türlerinden biridir." diye ekledi.

Etkinliğin moderatörü Sanatçı Berna Laçin, kadın sağlığı konularının kültürel kodlar nedeniyle konuşulmaktan çekinildiğini, bunun da sağlığı olumsuz etkilediğini belirtti. Kadınların tarihsel süreçte sağlık alanında geri planda kaldığını ifade eden Laçin, "Kendi meselelerimiz hakkında konuşmaktan çekindik ve utandık. Ancak bu buluşmayı, sağlık sorunlarının ayıp olmadığını bilmek, vücudumuzu tanımak ve farkındalık kazanmak adına bir bilgilendirme faaliyeti olarak nitelendirebiliriz." şeklinde konuştu.

Meme kanserindeki farkındalığın rahim ağzı kanseri için de oluşturulması gerektiğini vurgulayan Laçin, aşılamanın önemine değindi. Laçin, "Rahim ağzı kanseri özelinde bir aşı mevcuttur. Devletin bu aşılamaları üstleneceğine dair duyumlar alıyoruz; bu çalışmaların bir an önce hayata geçmesini umuyorum. Böylece gençlerimiz, henüz hastalıkla tanışmadan önlem alabilir. Önleyici tedbirler, hem birey hem de toplumun sağlık yükü açısından büyük önem taşımaktadır." dedi.

Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği Başkan Yardımcısı Feyza Öztürk, derneğin kadın kanserlerine yönelik farkındalığı artırmak amacıyla yola çıktığını ifade etti. Kanserin küresel ölçekte en sık görülen ikinci ölüm sebebi olduğunu hatırlatan Öztürk, "Meme kanseri, hakkında sıkça konuşulan bir alan olmakla birlikte; benzer sıklıkta görülmesi ve önlenebilir nitelikte olması nedeniyle rahim ağzı kanseri konusunda da bir kampanya yürütmekteyiz. Özellikle çocukluk çağından itibaren uygulanabilen bir aşısının bulunması, hastalığın tedavisinin ve koruyuculuğunun mümkün olması büyük önem arz etmektedir." açıklamasında bulundu.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin