Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden Doç. Dr. Dilek Melike Uluçay ve Queen’s University Belfast’tan Doç. Dr. Gizem Melek'in yürüttüğü araştırma, elit kadın sporcuların Instagram'daki içerik tercihlerinin spor branşlarına bağlı olarak nasıl değiştiğini incelemektedir. Araştırma, 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda Türkiye’yi temsil eden 15 farklı branştan 50 elit kadın sporcuya odaklanmıştır. Bu sporculardan 44’ünün Instagram paylaşımları içerik analizi yöntemiyle detaylı olarak incelenmiştir. Elde edilen veriler, kadın sporcuların Instagram'ı yalnızca sosyal bir platform olarak kullanmadıklarını, aynı zamanda kendi hikayelerini anlatma ve görünürlüklerini artırma amacıyla etkili bir iletişim alanı olarak değerlendirildiğini göstermektedir.
Çalışmanın sonuçları, kadın sporcuların Instagram'da iki ana anlatı biçimini öne çıkardığını ortaya koymuştur. Sporcular, bir yandan müsabakalar, başarılar ve performans odaklı içeriklerle "sahne önü" görünürlük sağlarken; diğer yandan günlük yaşam, antrenman süreçleri ve etkileşimlerle "sahne arkası" içerikler oluşturdukları belirlenmiştir.
Doç. Dr. Dilek Melike Uluçay, çalışmanın amacının Türkiye'deki elit kadın sporcuların Instagram üzerinden kendilerini nasıl temsil ettiklerini anlamak olduğunu ifade etti. Uluçay, kadın sporcuların geleneksel medyada yeterince temsil edilip edilmediği üzerine tartışmaların, bu araştırmanın temel motivasyonu olduğunu vurguladı. Toplamda 2 bine yakın Instagram içeriği incelenmiş ve elde edilen bulgular geleneksel medyadan farklı bir tablo ortaya koymuştur. Araştırma, kadın sporcuların Instagram'da daha çok profesyonel başarıları ve atletik yetenekleri üzerinden kendilerini ifade ettiklerini göstermektedir. Buna karşın, geleneksel medyada kadın sporcuların özel hayatları ve toplumsal cinsiyet kalıplarına dayalı içeriklerin daha fazla yer aldığını belirtti. Ayrıca, kadın sporcuların 'erkek sporu' olarak algılanan branşlarda daha fazla kişisel marka yaratma çabası içerisinde oldukları gözlemlenmiştir.