İzmir'de Jeotermal Enerji Sektörü, Yeni Model İçin Talepte Bulundu

Jeotermal enerji sektörü, rüzgâr ve güneş enerjisinde başarıyla uygulanan YEKA modelinin jeotermal kullanımları kapsayan JEKA modeli olarak uygulanmasını talep ediyor.

İzmir'de Jeotermal Enerji Sektörü, Yeni Model İçin Talepte Bulundu
Jeotermal enerji sektörü, rüzgâr ve güneş enerjisinde başarıyla uygulanan YEKA modelinin jeotermal kullanımları kapsayan JEKA modeli olarak uygulanmasını talep ediyor.
Google News'te Abone Ol

Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Türkiye’nin temiz enerji kaynaklarının yalnızca rüzgâr ve güneşle sınırlı olmadığını, jeotermalin birçok alanda değer zinciri oluşturma potansiyelini vurguladı. Kındap, bu kaynakların Türkiye'nin uluslararası alandaki mukayeseli üstünlüğünü artırdığını belirtti.

JEKA Modelinin Gerekliliği

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından uzun yıllardır rüzgâr ve güneş enerjisi alanında uygulanan YEKA modelinin, jeotermal enerjinin entegre kullanım alanlarını kapsayacak şekilde revize edilmesi gerektiğini belirten Kındap, "JEKA projesi, Maden Tetkik Arama Kurumu’nun belirlediği jeotermal potansiyeli yüksek alanlarda uygulanabilir. JEKA yarışmaları, yatırımcıları; Enerji, Jeotermal Seracılık, Konut Isıtma, Termal Turizm, Jeotermal Madencilik gibi entegre kullanım alanlarına yönlendirebilir." dedi.

Yerli Üretim Vurgusu

Kındap, bu modelin daha fazla yatırımcıyı çekebileceğini ve Türkiye’deki firma ve girişim gruplarının katılımını artıracağını ifade etti. Rüzgâr ve güneş YEKA’larında olduğu gibi yerli ekipman şartlarının da sağlanması gerektiğini belirten Kındap, yerli üretimle birlikte Türkiye'deki şirketlerin değer zincirine katılımının önemine dikkat çekti.

JEKA modeli ile jeotermalin tüm kullanım alanlarında ortak bir değer zinciri oluşturulabileceğine değinen JED Başkanı Kındap, bu modelin detaylarını enerji bürokrasisiyle paylaşacaklarını söyledi. JEKA'ların keşfi yapılmamış alanlarda arama lisansları için farklı finansman araçlarıyla desteklenebileceğini belirtti. Ayrıca, yerel yönetimlerin de bu süreçte teşvik sağlama rolü üstlenebileceğini ifade etti.

Organize Tarım Bölgeleri'nin Rolü

Kındap, Organize Tarım Bölgeleri'nin (OTB) de JEKA modelinin önemli bir parçası olması gerektiğini belirtti. Türkiye’de 7 bin dönüm jeotermal ısıtmalı sera bulunduğunu, potansiyelin ise daha yüksek olduğunu belirten Kındap, enerji üretiminde verimsiz sahalarda alternatif desteklerin sağlanabileceğini vurguladı. OTB’lerin jeotermal enerji kaynakları üzerinde konumlandırılmasının, kaynak verimliliğini artıracağını ifade etti.

Rakamlarla Jeotermal Sektörü

Türkiye, jeotermal kaynaklı elektrik üretiminde 1758 MW kurulu güç seviyesine ulaşarak, dünya sıralamasında dördüncü, Avrupa’da ise birinci konumda yer alıyor. Ayrıca, konut ısıtması, jeotermal seracılık, termal turizm gibi alanlarda 7 bin MW’ın üzerinde jeotermal enerji kullanılmakta. Maden Tetkik Arama Kurumu (MTA) Türkiye'nin jeotermal potansiyelini 62 bin MW olarak belirlerken, bunun sadece yüzde 11'inin kullanıldığı ifade ediliyor. Türkiye, 150 bin dönüm potansiyeli ile dünyada 7’inci, Avrupa’da ise 1’inci sırada bulunuyor.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin