Yaşar Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ve Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğiyle ortaya çıkan "Maliyet-Etkin 3D Gıda Baskı Sistemi", kişiye özel beslenme alanında önemli bir atılım olarak değerlendiriliyor. Proje, robotik sistemler, yazılım otomasyonu ve ekstrüzyon tabanlı 3D baskı teknolojisini bir araya getirerek bireylerin genetik, metabolik ve sağlık verilerine dayalı özelleştirilmiş gıdalar üretiyor. Yaşar Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, Arş. Gör. Dr. İlhan Sofuoğlu, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nden Prof. Dr. Sevcan Ünlütürk, Arş. Gör. Dr. Elif Çavdaroğlu, Arş. Gör. Berkay Berk ve Dokuz Eylül Üniversitesi'nden Doç. Dr. Taner Akkan ile Arş. Gör. Dr. İlke Öztürk'ten oluşan ekip, sağlık odaklı beslenme çözümlerine yenilikçi bir yaklaşım sunuyor.
Kişiye Özel Besin Üretimi
Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, bu sistemin kişiye özel beslenme ihtiyacından doğduğunu ifade etti. Ünlütürk, standart gıda üretim yöntemlerinin bireysel beslenme ihtiyaçlarını yeterince karşılayamadığını belirterek, bu sistemin özellikle yutma güçlüğü çekenler, diyabet hastaları, obezite ya da metabolik bozuklukları olan bireyler, gıda alerjisi veya intoleransı bulunan kişiler gibi özel beslenme gereksinimi olan hasta gruplarına hitap ettiğini vurguladı. Ayrıca, yaşlılar ve kronik hastalıkları nedeniyle kontrollü diyet uygulaması gereken bireyler için de bu sistemin uygun olduğunu ekledi. Sistem, her hastanın bireysel beslenme profilini göz önünde bulundurarak güvenli ve dengeli gıda üretimi sunma imkanı sağlıyor.
Üç Boyutlu Gıda Baskı Teknolojisi
Geliştirilen sistem, üç boyutlu gıda baskı teknolojisinin sunduğu hassas dozajlama ve özelleştirilebilir üretim avantajlarını kullanarak hızlı ve otomatik üretim yapmayı amaçlıyor. Prof. Dr. Ünlütürk, "Geliştirilen sistem; robotik ön hazırlık ünitesi, yazılım tabanlı kontrol mekanizması ve 3D gıda yazıcısının entegre çalışmasıyla işliyor. Kullanıcıdan alınan diyet verileri doğrultusunda besin bileşenleri hazırlanıyor ve yazıcı bu verileri işleyerek katmanlı üretimle kişiye özel gıdayı ortaya çıkarıyor. Ayrıca, sistem uzaktan erişimle kontrol edilebiliyor." şeklinde konuştu.
Klinik Beslenmede Yeni Bir Dönem
Bu sistem, sadece bir üretim teknolojisi olmanın ötesinde, klinik doğruluk açısından da önemli bir gelişme sağlıyor. Bezelye ve peynir altı suyu proteinlerine dayanan formülasyonlarla, besin değerlerinde hedeflenen miktarlardan sapma oranı yüzde 5'in altında tutulabiliyor. Bu yüksek hassasiyet, özellikle diyabet, obezite ve metabolik hastalıklar gibi durumlar için kritik bir öneme sahip. Bu teknolojinin, boğulma ve tıkanma riskini azaltması, hastaların ihtiyaç duyduğu besin değerlerini eksiksiz alabilmesi ve bakım süreçlerini kolaylaştırması hedefleniyor.
Tam Otomatik ve Akıllı Sistem
Sistem, tam otomatik ve akıllı bir yapıya sahip olması nedeniyle diğer çalışmalardan ayrılıyor. Prof. Dr. Ünlütürk, "Ayırıcı özellik yalnızca 3D baskı yapması değil; aynı zamanda robotik ön hazırlık, yazılım entegrasyonu ve uzaktan kontrol özelliklerini tek bir sistemde birleştirmesi. Bu sayede hem besin içeriği hem de porsiyonlama yüksek hassasiyetle ayarlanabiliyor. Bu teknolojinin gelecekte yapay zeka destekli mutfak sistemlerinin ve hastane teknolojilerinin temelini oluşturabileceğini düşünüyoruz." diye belirtti.
