Ege Üniversitesi'nde görevli Uzm. Dr. Kurtulmuş, son yıllarda artan takviye edici gıda tüketiminin dikkatli bir şekilde ele alınması gerektiğini belirtti. Dr. Kurtulmuş, “Takviye edici gıdalar, hastalıkları tedavi etmeye yönelik bir çözüm aracı olarak görülmemelidir. İlaçlar tıbbi bir rahatsızlığı iyileştirmek için kullanılırken, takviyeler sağlıklı bireylerin besinlerin dışarıdan almasıdır. Örneğin, portakal suyundan alınan C vitamini ile bir takviye kapsülünden alınan arasındaki fark, tıbbi bir hastalığın varlığıdır” ifadesinde bulundu.
Bilinçsiz Kullanımın Riskleri
Uzm. Dr. Kurtulmuş, özellikle Omega-3, D vitamini ve demir gibi takviyelerin kontrolsüz bir şekilde kullanılmasının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguladı. Dr. Kurtulmuş, “Günümüzde kitle iletişim araçlarındaki artış, takviyelerin yanlış kullanımını teşvik ediyor. Örneğin, kontrolsüz Omega-3 alımı, beyin ve mide kanaması riskini artırabilir. Yüksek dozda D vitamini ise böbrek taşlarına neden olabilir” dedi.
Ürün Seçiminde Dikkat
Kullanıcıların internet ve marketlerden temin ettikleri takviye gıdalarda dikkatli olmaları gerektiğine de değinen Uzm. Dr. Kurtulmuş, sahte ürünlerin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. “Merdiven altı ürünler, içeriğindeki bilinmeyen maddeler nedeniyle karaciğer üzerinde yıkıcı etkiler bırakabilir. Vatandaşlarımız, Tarım ve Orman Bakanlığı onaylı ürünleri tercih etmeli ve bu onayların resmi sistemler üzerinden doğrulanmasını sağlamalıdır” şeklinde uyarılarda bulundu.
