Yaşar Üniversitesi'nde, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Topluluğu tarafından gerçekleştirilen "Güvenli Yaşam ve Kendini Koruma Atölyesi", öğrenci katılımıyla dikkat çekti. Selçuk Yaşar Kampüsü'nde düzenlenen bu atölye, katılımcıların günlük hayatta karşılaşabilecekleri çeşitli riskli durumlara karşı farkındalık kazanmalarını sağladı. Eğitim sırasında, olası tehditlere karşı kendilerini fiziksel ve psikolojik olarak korumanın temel yöntemleri öğrendi. Atölyeyi tamamlayan öğrencilere katılım sertifikaları takdim edildi.
Savunma sanatları eğitmeni Barış Kural tarafından verilen eğitimde, şiddeti teşvik eden yaklaşımlar yerine hak temelli ve öz-farkındalık odaklı bir strateji benimsendi. Katılımcılara zorlayıcı durumları erkenden fark edebilme, kişisel sınırları doğru tanımlama ve riskli ortamlardan güvenli bir şekilde uzaklaşma teknikleri uygulamalı olarak gösterildi. Bu eğitim, katılımcıların kendilerini koruma becerilerini geliştirmeye yönelik önemli bir adım olarak değerlendirildi.
Eğitmen Barış Kural, öz savunmanın başlangıç noktası olarak doğru duruş ve beden dilinin önemine değindi. Saldırı anında kaçınma yöntemleri ve temasın sağlandığı noktalar üzerinde simüle eden teknikleri katılımcılara aktardı. Öz savunma becerisinin bireyler için bir İsviçre çakısı gibi işlev gördüğünü belirten Kural, bu becerinin aynı zamanda zihinsel bir yöntem olduğunu vurguladı. Bireylerin bu beceriyi kazanırken kendilerini ve bedenlerini daha iyi tanıyacaklarını ifade etti.
Atölyenin önemine dikkat çeken Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Topluluğu Başkanı Selin Başbayram, etkinlikte kişisel alanın farkında olarak mesafe koruma ve temel kendini savunma becerileri kazandıklarını belirtti. Ancak, bu tür etkinliklerin kadınların kendi kendilerini korumaları gerektiği algısını yaratmaması gerektiğini vurguladı. Kadına yönelik şiddetin sorumluluğunun bireylere yüklenemeyeceğini ve sorunun küçültülmemesi gerektiğini ifade eden Başbayram, asıl çözümün yasal yaptırımların uygulanmasında yattığını sözlerine ekledi.
