Kahramanmaraş'ın tarihi çarşılarında ustalar, bakır metali döverek şekillendiriyor ve yılların yıprattığı mutfak eşyalarını yeniden hayata kazandırıyor. Demir ile ateşi bir araya getirerek çeşitli araç gereçler üreten ustaların atölyelerinden gün boyu çekiç sesleri yükseliyor. Bu sesler, şehrin köklü zanaat kültürünün önemli bir parçasını temsil ediyor. Özellikle bakırcılık alanında, el işçiliğiyle üretilen tepsi, cezve, sürahi ve süs eşyaları, hem bölge halkının hem de yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Kalaycı ustaları da, uzun yıllar kullanılmış bakır kapları parlatıp sağlıklı bir şekilde yeniden kalaylayarak ekonomiye katkıda bulunuyor.
Demircilik mesleğini icra eden ustalar, örs üzerinde şekillendirdikleri demirlerle tarım aletlerinden günlük kullanım eşyalarına kadar birçok ürün üretmeye devam ediyor. Geleneksel sanatların unutulmaması için çırak yetiştirmenin önemine dikkat çeken ustalar, mesleklerini büyük bir özveriyle sürdürüyor. Bakırcı ustası Ramazan Akgül, "Biz levha halinde alıyoruz. Bu bakırı makinelerde kalıplarla şekil veriyoruz. Tarihimizde atalarımızın kullandığı ürünlerin devamını yapıyoruz. Tas, tava, kahvaltılık ve çerezlik gibi modeller yapıyoruz. İnsanlar farklı düşünüyor mesleğe yönelmiyor. Aslında işimiz memurluktan farkı yok, kafasını çalıştırıp ticaret yaparsa bir insan daha ileri gidebilir" şeklinde konuştu.
Demirci ustası Oktay Sarısümbül ise, "Farklı meslekler ortaya çıktı ama maalesef bizim meslekte arkadan gelen kalmadı. Bizler de artık son nesiliz, bırakacağız. Gençler zanaat öğrensinler" diyerek mesleğin geleceği hakkında endişelerini dile getirdi.
