Osmanlı dönemine ait olan bu eşsiz halı, 1700'lü yıllarda Bursa'da özel olarak saraylar için dokunmuştur. Bugüne kadar restorasyon işlemi görmeden korunması, onu daha değerli kılmaktadır. 300 yıllık geçmişiyle bu halı, ziyaretçilerine tarihi bir yolculuk sunuyor.
İpek halılar, doğal ipek liflerinden dokunarak yumuşak bir dokuya ve parlak bir görünüme sahiptir. Detaylı desenleriyle hem sanat eseri hem de kültürel miras olarak kabul edilen bu halılar, doğru şartlarda saklandığında ilk günkü ihtişamını büyük ölçüde koruyabilmektedir.
Halı satış temsilcisi Aysel Solak, sergilenen halının Osmanlı döneminin nadide örneklerinden biri olduğunu belirtti. Solak, "Bu ipek halımız, 1700’lü yıllarda saraylar için dokunmuş ilk mihraplı halılardan biridir. Tamamen saf ipekten dokunmuştur. Yaklaşık 2 metreye 1.5 metre ölçülerindedir ve Bursa bölgesinde üretilmiştir" dedi.
İlk dönemlerde ipek, sağlamlığı sayesinde gemilerde yelken olarak kullanılırken, zamanla halkın kullanımına sunulmuştur. Ancak bu halı, saraylar için dokunan ilk özel eserlerden biri olması nedeniyle büyük bir kıymete sahiptir.
Solak, halıya hiçbir restorasyon yapılmadığını vurgulayarak, "Bu halının değeri biçilemiyor. Amacımız bu tarihi mirası gelecek nesillere olduğu gibi aktarabilmek. Üzerindeki her düğüm ve motif, yaklaşık üç asırlık bir geçmişi yansıtıyor. Bu nedenle bizim için sadece bir halı değil, aynı zamanda yaşayan bir tarih eseridir" ifadelerini kullandı.
Kapadokya’da sergilenen bu tarihi ipek halı, el dokuma sanatının ulaştığı yüksek seviyeyi ve Osmanlı'nın ipek dokumacılığındaki ustalığını gözler önüne sermektedir.