Kapadokya'da yaşayan Alman sanatçı Almut Wegner, kısa ziyaretiyle hayatını değiştirdi.

Almut Wegner, 1958 yılında Almanya'da doğduktan sonra ilk kez 1985 yılında Kapadokya'yı ziyaret etti. Bu bölgeye olan hayranlığı, kısa süreli ziyaretler sonrası 1990 yılında kalıcı yaşam kararına dönüştü.

Kapadokya'da yaşayan Alman sanatçı Almut Wegner, kısa ziyaretiyle hayatını değiştirdi.
Almut Wegner, 1958 yılında Almanya'da doğduktan sonra ilk kez 1985 yılında Kapadokya'yı ziyaret etti. Bu bölgeye olan hayranlığı, kısa süreli ziyaretler sonrası 1990 yılında kalıcı yaşam kararına dönüştü.

Almut Wegner, Kapadokya'ya ilk adımını 1985 yılında teyzesinin "Dünyanın en güzel yeri Kapadokya" sözleriyle attı. İlk ziyaretinin ardından Almanya'ya dönen sanatçı, bu eşsiz coğrafyayı unutamayarak, 1987 yılında yeniden geldi. İkinci ziyaretinde iki hafta kalan Wegner, bölgenin doğal güzellikleri ve insanlarının sıcaklığına kapılarak 1990 yılında burada yaşamaya karar verdi.

Kapadokya'nın Doğası ve Tarihi

Kapadokya'yı "hissedilmesi gereken bir yer" olarak tanımlayan Wegner, burada tarihin sesini, toprağın görünümünü ve doğayla kurulan bağı hissetmenin mümkün olduğunu belirtti. Bu eşsiz deneyim, sanatçının burada kalıcı bir yaşam seçmesine yol açtı.

Tarihi Konakta Sanat ve Yaşam

Yaklaşık 200 yıllık tarihi bir konakta yaşamını sürdüren Wegner, gününün büyük kısmını kendi tasarladığı müzesinde geçiriyor. Boş zamanlarında kitap okuyor, resim yapıyor ve viyolonsel çalıyor. Sanatçı, Türkçe şarkılar söylemeyi de sevdiğini dile getiriyor.

Basit Yaşamın Değeri

Kapadokya'ya ilk geldiği dönemleri "masalların içinde yaşamak" olarak tanımlayan Wegner, burada yaşamanın getirdiği huzuru ve mutluluğu vurguladı. Basit yaşamanın bir lüks olduğunu ifade eden sanatçı, burada edindiği deneyimlerin kendisine ilham kaynağı olduğunu belirtti.

Her günün farklı bir güzellik sunduğunu vurgulayan Wegner, sabahları bazen bir şarkıyla güne başladığını, bazen bahçesinde toprakla uğraştığını ya da gökyüzünü izleyerek yeni fikirler geliştirdiğini aktardı.

Türkçeyi Yaşayarak Öğrendi

Birçok dil bilen Wegner, Türkçeyi okulda değil, yaşayarak öğrendiğini ifade etti. Kapadokya'nın eşsiz manzarasına ve insanlarına hayran kaldığını belirterek, "Önce insanlarına, sonra doğasına aşık oldum" dedi. Uçhisar'da uzun yıllar yaşayan sanatçı, köyün geçmişteki yapısını ve insanların sade yaşamını anlattı.

Türk Mutfağı ve Müzik Aşkı

Türk mutfağı ve müziğini çok sevdiğini söyleyen Wegner, Uçhisar sokaklarında Kurmalı Rus Müzik aleti Angor ile dolaşırken Türk müziklerini dinliyor. Klasik viyolonsel çaldığını ve Kapadokya'da konserlere katıldığını belirten sanatçı, ailecek küçük bir pansiyon işlettiği tarihi konakta geçmişte kalabalık ailelerin yaşadığını ifade etti. "Eski konakların ruhu çok farklı. Bazen duvarların sesini dinliyorum" sözleriyle geçmişe duyduğu saygıyı dile getirdi.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin