Kastamonu'da 8 Asırlık "Tekke Çorbası" Geleneği Bayramda Devam Etti

Kastamonu'da, Ramazan Bayramı arifesi dolayısıyla 8 asırlık "tekke çorbası" geleneği sürdürüldü. Şeyh Ahmet Türbesi'nin yanında düzenlenen etkinlikte, Tekkeşin sülalesine mensup aileler, misafirlere çorba ikram etti.

Kastamonu'da 8 Asırlık "Tekke Çorbası" Geleneği Bayramda Devam Etti
Kastamonu'da, Ramazan Bayramı arifesi dolayısıyla 8 asırlık "tekke çorbası" geleneği sürdürüldü. Şeyh Ahmet Türbesi'nin yanında düzenlenen etkinlikte, Tekkeşin sülalesine mensup aileler, misafirlere çorba ikram etti.

Kastamonu il merkezine bağlı Gölköy köyünde, Tekkeşin sülalesine ait 15 aile, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı'nın arifeleri ile Regaip kandillerinde yaşattıkları "tekke çorbası" geleneğini bu yıl da devam ettirdi. 1200'lü yıllarda yaşamış olan Şeyh Ahmet'in vasiyetiyle başlayan bu gelenek, her yıl olduğu gibi bu yıl da bayram öncesinde gerçekleştirildi. Misafirler, çevre köylerden ve farklı illerden gelerek Şeyh Ahmet Türbesi'nin yanındaki misafirhanede ağırlandı. Geleneksel olarak pişirilen çorba, tencere ve kaplarıyla türbeye gelen binlerce kişi tarafından alındı ve evlere götürüldü. Gün boyunca kazanlarda pişirilen çorba, et, nohut, erişte, kuru fasulye ve baharatlar ile zenginleştirildi. Bu yıl yaklaşık 15 kazan çorba hazırlandı. Akşam saatlerinde ise Tekkeş ailesi vatandaşlara iftar yemeği sundu.

Geleneksel Değerlerin Sürdürüldüğü Etkinlik

Geleneklerini sürdürdüklerini belirten aile üyelerinden Raşit Tekkeşin, "Tekke çorbası, Şeyh Ahmet Efendi'nin vakfıyla başlamıştır. Şeyh Ahmet Efendi, 1206 yılında yaşamış, Alparslan'ın komutanlarından biri olarak bilinir. Kastamonu, Çankırı, Sinop, Çorum, Osmancık, Tokat ve Amasya'yı fetheden komutan olarak anılmaktadır. Bu vakfiyenin, Çobanoğulları'ndan önce kurulduğu bilinmektedir. Zamanında Şeyh Ahmet, fakirleri ve yolcuları doyurup çorba içirip gönderiyormuş. Şu anda çorba, yılda üç defa, arife günlerinde Tekkeşin aileleri tarafından sırasıyla yapılmakta ve devam ettirilmektedir. 800 senedir bu adet, bu şekilde sürdürülmektedir" dedi.

Raşit Tekkeşin, Tekkeş ailelerinin hamur açma sürecine de değinerek, "Daha önceden bir araya gelerek hamur açıyorduk. Ancak bu yıl bu işlem o kadar çoğaldı ki, artık yeterli gelmez hale geldi. Yayını kurutması ve saklaması zor olduğundan, hazır erişte kullanmaya başladık. Aileler, malzemeleri önceden alıyor. Ayrıca bazı vatandaşların Allah’tan dilekleri oluyor ve bunlar yerine getirilmek için adaklar yapılıyor. Çorbaya katılan tuz, biber, fasulye ve nohut gibi malzemeler herkesin bütçesine göre adak olarak ekleniyor. Hazırlıklarımızı önceden yaptığımız için bazı hazır malzemeler çorbaya katılıyor. Bazen yemek dağıtan aileler oluyor ve ihtiyaç sahibi ailelere de dağıtım yapılıyor" şeklinde konuştu.

Ataların Geleneği Yaşatılıyor

Bu yıl çorba yapımını üstlenen aile üyelerinden Hüseyin Tekkeşin ise, Şeyh Ahmet Türbesi Vakfı'nın 1206 yılında kurulduğunu belirterek, "Atalarımız Gölköy'e Horasan'dan geldiler. Şeyh Ahmet olarak tanınmışlar. Kastamonu'nun ilk camisini burada yapmış olan atalarımız, ilim yaymak için buraya yerleşmişler. Biz, atalarımızın bıraktığı şekilde çorba yapıyoruz. Gelenler, buradan çorbalarını alıp evlerinde aileleriyle birlikte iftarlarını yapıyorlar. Biz de bundan mutluluk duyuyoruz, karşılığında hiçbir şey istemiyoruz" ifadelerini kullandı.

Gölköy'e çorba almak için gelen Melike Pehlivan ise, "Orucumuzu burada açmak istedim, çorbaya geldim. Bizde böyle bir adet yoktu, çok güzel. Eski gelenek çok hoş, Allah razı olsun başlatanlardan ve yapanlardan. Bazen yardım için geliyoruz, bugün de çorbaya geldik. Ezan okunduğunda orucumuzu çorbayla açacağız" şeklinde düşüncelerini aktardı.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin