Kastamonu'da, internet üzerinden cep telefonu almak isteyen E.S., bir ilan sahibi olan M.E.G. ile iletişime geçti. İkili, telefonun fiyatı üzerinde pazarlık yaparak 57 bin 800 TL'de anlaşma sağladı. E.S., ilan sahibine kaparo olarak 800 TL gönderirken, geri kalan 57 bin TL'yi de banka aracılığıyla göndereceğini belirtti. Ancak, E.S. telefonun satışını gerçekleştirdikten sonra 57 bin TL'lik ödemeyi yapmadı.
Bir süre sonra M.E.G., dolandırıldığını anlayarak durumu yetkililere bildirdi. Bu şikayet üzerine E.S. hakkında dolandırıcılık suçlamasıyla Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Yargılama sürecinde E.S., mağdurun zararını gidermeye çalıştığını ifade etti. Mahkemede yaptığı savunmasında, "Mütalaayı kabul etmiyorum. Tüm ifadelerimde dekonttaki numara bana ait değildir. Dekonttaki numaranın kime ait olduğuna dair bir araştırma yapılmadı" dedi.
E.S., dolandırıcılıkla suçladığı kişinin sadece telefon görüşmesi yaptığını ve tüm pazarlıkların kız arkadaşının yaptığı iddiasında bulundu. "Ben dolandırıldım, bu yüzden dekontun kime ait olduğu araştırılsın. Eğer benim adım çıkarsa, verilen cezaya razıyım" diye ekledi. Sanığın avukatı da mahkemede dinlenerek, E.S.'nin durumunu savundu. Ancak mahkeme heyeti, tutuksuz yargılanan E.S.'yi dolandırıcılık suçundan 2 yıl hapis cezası ile 20 bin TL adli para cezasına çarptırdı.