Kastamonu'da yaşayan 45 yaşındaki iki çocuk annesi Çile Öztürk, 2012 yılında hobi olarak başladığı ahşap oyma sanatını zamanla mesleğe dönüştürdü. Kendi atölyesinde çalışan Öztürk, eserlerinde Selçuklu ve Osmanlı motiflerini kullanıyor. Her bir ürünün sabır, emek ve ince işçilikle ortaya çıktığını belirten Öztürk, "Ahşap oyma ruhun elle birlikte çalışmasıdır. El becerisi ve sabır gerektir. Ahşap oyma, insana sabrı öğretir. Her kesik ustalığın izini taşır. Ahşap; sabır ve el becerisinin dansıdır, ağaçtan gelen ilham elde hayat bulur" şeklinde ifade etti.
Üretim sürecinde eşinin büyük desteğini aldığını vurgulayan Öztürk, oymalı kapı, masa, sehpa ve sandık gibi pek çok ürünü birlikte hazırladıklarını dile getirdi. Ürünlerini Türkiye’nin dört bir yanına gönderdiklerini aktaran Öztürk, "Eşim kapıların diğer kısımlarını yaparken ben de oymalarını yapıyorum. Mobilyaların oymalarını da ben yapıyorum. Böylece birlikte çalışıyoruz" dedi.
Başlangıçta yaptığı iş nedeniyle olumsuz tepkilerle karşılaştığını söyleyen Çile Öztürk, zamanla bu bakış açısının değiştiğini ifade etti. Öztürk, "İlk zamanlarda zor olduğunu söyleyenler vardı. Şimdi ise yaptığım iş nedeniyle takdir ediliyorum, teşekkür alıyorum. Bu da beni çok mutlu ediyor" dedi.
Ahşap oymaya olan ilgisinin katıldığı fuarlarla arttığını belirten Öztürk, "Evde yaptığım küçük sandıkları ahşap fuarında sergilemiştim. Çok ilgi gördü ve neredeyse hepsini sattım. O günden sonra bu iş benim için bir meslek oldu. Severek ve isteyerek yaptığım bir iş haline geldi" şeklinde konuştu.
Kadınlara da çağrıda bulunan Öztürk, ev hanımlarının kendilerini geliştirmesi gerektiğini belirterek, "Ev hanımlarımıza diyorum ki denesinler, kendilerini geliştirsinler. Kadın isterse başaramayacağı hiçbir iş yoktur. Ahşap oyma benim için bir terapi gibi. Ömrüm yettiği sürece bu sanatı yapmaya devam edeceğim" ifadelerini kullandı.