Kilis'te Odun Pazarı'nda 36 yıldır kadayıf ustalığı yapan Mehmet Bekan, çocukluğundan beri sürdürdüğü ata mesleğini büyük bir sevgiyle icra etmekte. Ailesinin tatlıcılık sektöründe uzun yıllar boyunca yer aldığını ifade eden Bekan, bu mesleğin babadan oğula geçişini vurguladı. Artan makineleşmeye rağmen, el dökümü üretimden vazgeçmediklerini belirten Bekan, bu mirası yaşatmanın önemine değindi.
‘’İnsan sevmediği işi yaparsa yorulur’’
Kadayıfçılığı, sadece bir geçim kaynağı olmanın ötesinde, kendileri için bir miras olarak tanımlayan Bekan, "Babamdan sonra ben devraldım. Benden sonra da oğlum devralacak. Severek yaptığın sürece her iş güzeldir. Sevmezsen, o işten ne para kazanırsın ne de zevk alırsın. İnsan sevmediği işi yaparsa yorulur" şeklinde konuştu.
‘’Bu makine kadayıfı değil’’
Fabrikasyon üretim ile el dökümü kadayıf arasındaki farkı açıklayan Bekan, "Hamur yoğrulup kıvama geldikten sonra el dökümüyle hazırlanır. Bu makine kadayıfı değil. El dökümü olduğu için teli biraz daha kalın, daha yumuşak ve daha lezzetli olur" ifadelerini kullandı.
‘’Sabır ister. Sabırsız hiçbir şey olmaz’’
Mesleğin sabır gerektirdiğini ifade eden Bekan, kadayıfın pişirme aşamasının önemine dikkat çekerek, "Pişmeye 3-5 saniye kala toplarsanız hamur olur. Hamur olursa ne lezzeti kalır ne de görüntüsü. Bu iş sabır ister. Sabırsız hiçbir şey olmaz" dedi.
Para için değil, dedemizden kalan mirası sürdürmek için bu meslekteyim
Babasının yanında küçük yaşlardan itibaren mesleğin içinde olduğunu belirten 18 yaşındaki İbrahim Bekan, "Para için değil, dedemizden kalan mirası sürdürmek için bu meslekteyim. Aynı zamanda çıraklık eğitimimi de alıyorum. Keyif alarak yaptığın iş her zaman güzeldir" diye ekledi.
