KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhurbaşkanlığı görevindeki ilk 200 gününü kamuoyuna açıkladı. Basın toplantısının, bayram tatili ve yurt dışı temasları nedeniyle planlanan tarihten gecikmeli olarak gerçekleştirildiğini dile getiren Erhürman, şeffaflık açısından halkı bilgilendirmenin önemine vurgu yaptı. Seçim öncesinde belirledikleri hedefleri 5 ana başlık altında topladıklarını ifade eden Erhürman, bu süreçte ne tür ilerlemeler kaydedildiğine dair değerlendirmelerde bulundu.
Kıbrıs Sorunu ve Çözüm İradeleri
Cumhurbaşkanlığının en önemli görevlerinden birinin Kıbrıs sorunu olduğunu belirten Erhürman, Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesine göre hareket ettiklerini söyledi. Kıbrıs Türk halkının çözüm istediğini vurgulayan Erhürman, bu iradenin ortak paydada buluşturulması gerektiğini aktardı. Seçim döneminde belirledikleri 4 maddelik metodolojiye bağlı kaldıklarını belirten Erhürman, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs sorununa özel önem verdiğini ve kendi metodolojilerini New York'taki temaslarda anlattıklarını ifade etti.
Müzakere Üzerine Yaklaşım
"Müzakere olsun diye müzakere değil, çözüm olsun diye müzakere istiyoruz" diyen Erhürman, son dönemdeki görüşmelerin mevcut 4 maddelik yaklaşımın Birleşmiş Milletler tarafından dikkate alındığını gösterdiğini belirtti. Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik çalışmalarını sürdüren Birleşmiş Milletler, büyükelçiler ve uluslararası aktörlerle temaslarının devam ettiğini kaydeden Erhürman, Avrupa Birliği nezdinde de çeşitli girişimlerde bulunulduğunu ifade etti. Güven artırıcı önlemler konusunda ilerlemeler kaydedildiğini belirten Erhürman, Metehan Sınır Kapısı’ndaki yoğunluğun azaltılması yönünde gelişmeler yaşandığını ve yeni komitelerin oluşturulmasına yönelik adımlar atıldığını duyurdu.
Türkiye ile Koordinasyon
Erhürman, uluslararası temasların sürdürülmesi gerektiğine inandığını ifade ederek, Antalya Diplomasi Forumu gibi çeşitli temaslardan bahsetti. Türk Devletleri Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı bünyesindeki gözlemci üye statüsünün Kıbrıs Türk halkının yararına değerlendirilmesi için çalıştıklarını belirtti. Türkiye ile ilişkileri doğru bir zeminde yürütmeyi hedeflediklerini vurgulayan Erhürman, Kıbrıs sorunu ve dış politika konularında Ankara ile tam istişare ve koordinasyon içerisinde hareket ettiklerini söyledi.
Erhürman, Cumhurbaşkanlığının yalnızca dış politika ile ilgilenmediğini, halkın yaşadığı sorunların çözümüne yönelik girişimlerde de bulunduklarını ifade etti. Bu kapsamda, iki yasanın Anayasa Mahkemesi’ne gönderildiğini ve üç yasanın yeniden görüşülmek üzere Meclis’e iade edildiğini açıkladı. Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturulan Kamu Yönetimini İzleme ve Yurttaş Şikayetlerini Değerlendirme Birimi’nin ilk 200 günde 183 başvuru aldığını ve bunların 132’sinin sonuçlandırıldığını bildirdi.
Kıbrıs Sorununda Yeni Hareketlilik
Kıbrıs sorununda yeni bir hareketlilik yaşandığını belirten Erhürman, "Başladığımız noktanın çok daha ilerisindeyiz. Ancak henüz çözüme ulaşıldığını söylemek için erken" dedi. Gelişmeler hakkında kamuoyunu doğru ve zamanında bilgilendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Erhürman, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Dışlamaya Yönelik Girişimler Başarısız Olacak
Toplantının sonunda İHA KKTC Temsilcisi Gökçe Örnekal’ın Erdoğan’ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Fransa arasında imzalanan Kuvvetlerin Statüsü Anlaşması (SOFA) sonrası yaptığı açıklamaya ilişkin sorusunu yanıtlayan Erhürman, Erdoğan’ın değerlendirmesine katıldığını söyledi. "Son derece doğru bir açıklama. Bizim için de aynı şey geçerli" diyen Erhürman, Türkiye’nin bölgesel gelişmelere karşı gerekli enstrümanlara sahip olduğunu belirtti. Kıbrıs Rum liderliğinin güvenlik, enerji ve deniz yetki alanları gibi konularda Türkiye’ye karşı bir denge oluşturma arayışında olduğunu ifade eden Erhürman, bu yaklaşımın hem tehlikeli hem de gerçekçi olmadığını aktardı.
Erhürman, "Kıbrıs Rum halkını değil, Kıbrıs Rum liderliğini kastediyorum" diyerek, söz konusu girişimlerin hedeflenen sonuca ulaşamayacağını ve bunun uluslararası toplum tarafından da bilindiğini söyledi. Deniz yetki alanları, enerji ve güvenlik konularının Kıbrıs Türk halkının iradesi olmaksızın ele alınamayacağını belirten Erhürman, "Bu alanlarda atılan tek taraflı adımlar hukuken de problemli ve tehlikeli, gerçekçi değildir" ifadelerini kullandı.
Bölgedeki mevcut gelişmelerden yararlanarak bazı ülkelerin Doğu Akdeniz’de yeni pozisyonlar elde etmeye çalıştığını aktaran Erhürman, Kıbrıs Türk halkını ve Türkiye Cumhuriyeti’ni dışlamaya yönelik girişimlerin başarıya ulaşamayacağını ifade etti. "Enerji, ticaret yolları, deniz yetki alanları ve güvenlik başlıklarında Kıbrıs Türk halkını ve Türkiye Cumhuriyeti’ni dışlamaya yönelik hiçbir hamle sonucuna ulaşamaz" diyen Erhürman, bu tür girişimlerin adada ve bölgede kalıcı çözüm arayışlarına zarar vereceğini belirtti.
Türkiye’nin ve KKTC’nin bu gelişmeler karşısında sessiz kalmasının beklenemeyeceğini vurgulayan Erhürman, "Hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti’nin ya da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, Kıbrıs Türk halkının ve Türkiye’nin hakları görmezden gelinirken seyirci kalmasını bekleyemez. Tabii ki seyirci kalınmayacaktır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklaması da bu yöndedir. Son derece yerindedir" ifadelerini kullandı.