Klinik Psikolog Selin Seda Koçakgöl, sosyal medya platformlarının artan kullanımının, bireyler arası iletişimi önemli ölçüde etkilediğini ifade etti. Dijital ortamların sağladığı kolaylıklarla birlikte, ikili ilişkilerde duygusal bağların zayıflayabileceğine yönelik endişeler taşıdığını belirtti. Son yıllarda bu tür platformların kullanımının artması, bireylerin ilişkilerinde fark edilmeden bir uzaklık oluşturabileceğini ortaya koyuyor.
Klinik Psikolog Koçakgöl, sosyal medyada geçirilen sürenin artmasının çiftlerin birlikte geçirdiği kaliteli zamanın azalmasına neden olduğunu dile getirdi. Aynı ortamda bulunulsa bile bireylerin dikkatinin büyük ölçüde ekranlara yönelmesi, iletişimin yüzeyselleşmesine ve zamanla duygusal mesafenin oluşmasına yol açabiliyor. Bu durum, ilişkilerde derinlik kaybına neden olabiliyor.
Klinik Psikolog Koçakgöl, sürekli sosyal medya etkileşimlerinin partnerler arasında ihmal edilmişlik ve değersizlik hissi oluşturabileceğine dikkat çekti. Ayrıca, sosyal medyada paylaşılan "ideal yaşam" algısının, bireylerin kendi ilişkilerini sorgulamalarına yol açabildiğini vurguladı. Bu durum, sağlıklı iletişim kurma becerilerini olumsuz yönde etkileyebilir.
İlişkilerin sağlıklı bir biçimde sürdürülmesi için dijital denge kurulmasının önemine değinen Koçakgöl, belirli zaman dilimlerinde teknolojiden uzak kalınmasının, yüz yüze iletişimin artırılmasının ve birlikte kaliteli zaman geçirilmesinin ilişkileri güçlendireceğini ifade etti. Bu sayede çiftler arasındaki bağın kuvvetlenebileceğini belirtti.
Son olarak, sosyal medyanın bilinçli ve dengeli kullanımının, ilişkilerde oluşabilecek görünmeyen mesafelerin önüne geçilmesinde kritik bir rol oynadığını vurguladı. Bu tür denetimlerle, bireylerin ilişkilerindeki duygusal bağları daha sağlam hale getirebileceği öne sürüldü.
