Kocaeli'nin İzmit ilçesinde yaşayan 60 yaşındaki Selami Gündoğdu, çobanlıktan belediyede temizlik işçiliğine uzanan hayatında sanatı yaşatmaya devam ediyor. İki çocuk babası olan Gündoğdu, ilkokul yıllarında edindiği resim tutkusunu çobanlık dönemlerinde bile elinden bırakmadı. Günümüzde İzmit Belediyesi’nde temizlik görevlisi olarak çalışan Gündoğdu, sokakları süpürürken sanat tutkusundan da vazgeçmiyor. Yanında taşıdığı plastik çöp konteynerini adeta bir sanat eseri haline getiriyor; çöpten bulduğu boyaları kullanarak, süpürgenin çalısını kalem gibi kullanarak, Türk sinemasının sevilen isimlerini ve çizgi roman karakterlerini resmediyor. Ayrıca, büyüteçle güneş ışığını kullanarak bastonlara da resim işliyor. En büyük hayali, öğrenci yetiştirmek ve kalıcı eserler bırakmak. Gündoğdu, eldivenlerine de resim çizdiğini belirterek, daha önce yaptığı eldivenlerin Londra'daki bir müzeden istendiğini ama pandemi nedeniyle gönderemediğini ifade etti. Sanatını, "Sanatım hayvan sopası ile başladı, süpürge ile devam ediyor" diyerek özetleyen Gündoğdu, Çöpçüler Kralı filminde Kemal Sunal’ın süpürgeyle sahnede sanatını sergilediğini hatırlatarak kendisinin de sokakta süpürgeyi kalem gibi kullanarak resim çizdiğini söyledi.
Selami Gündoğdu, hayatını anlatırken, "Hayata, baba ocağında hayvan peşinde koşarak; çiftçilik, rençberlik ve köy işleriyle başladım. İlkokula giderken bir arkadaşım çizgi roman getirmişti; o çok hoşuma gitmişti. Daha sonra ben de kitaplarla ilgilenmeye başladım ve resim çizmeye başladım. İlkokulun birinci ve ikinci sınıflarında sanatla tanıştım. Zamanla bu ilgim gelişti. Küçükken çobanlık yaparken yanımda kitaplarımı da götürürdüm. Kitaplar benim yol arkadaşım, günlük dostum oldu. Onlarla vakit geçirirdim. Bazen kendi çizgi romanlarımı yazar, çizer; kalemimi ve defterimi alıp giderdim. Hayvanlar otlandığı sürece ben de böyle vakit geçirirdim" dedi.
Gündoğdu, büyüteçle sopa, değnek ve bastonlara resim çizdiğini belirterek, "Güneş ışığını büyüteçle bir noktada toplayarak resim çizmeye başladım. Büyüteci kalem gibi kullanmaya başladım. Taşların üzerine resimler de çiziyordum. Kataloglardan görselleri seçiyor, sonra taşlara işliyordum. Bu şekilde kendimi geliştirmeye çalıştım. İlkokulu bitirdim ama devam edebileceğim başka okul yoktu. Maddi imkansızlıklar vardı, köyde okul da yoktu. Ailemi bırakmadım, köy hayatına devam ettim ama sanatı da bırakmadım. Daha sonra evlendim. Annemden ve babamdan izin alarak İzmit’e geldim. 2008 yılında belediyede çalışmaya başladım. O zamandan beri belediyede çalışıyorum" şeklinde ifade etti.
Selami Gündoğdu, çöpe atılan malzemeleri, konteynerlerde bulduğu boyaları ve kalemleri değerlendirerek resimler yaptığını belirterek, "Sanatın yaşı yok ama bir sertifikam olsaydı öğrenci yetiştirebilirdim. Bu benim için bir hayaldi ancak hala bunu gerçekleştirmek isterim. Eskiden gazetelerde çizgi romanlar olurdu, ben de resimli roman yazarı olmak isterdim. Heykeltıraş olmak isterdim. Çizgi roman kahramanlarını ve Türk sinemasının sevdiğim aktörlerini çizmeye çalıştım. Cüneyt Arkın, Yılmaz Güney, Tarık Akan gibi isimleri resmettim. Eski filmler, yaşadığım hayatla birleşiyor. Eskiye olan özlemim, hayal dünyamdan sanata yansıyor" dedi.
50 yıldır resim çizdiğini vurgulayan Gündoğdu, "Kalıcı bir sanatçı olmak isterdim. Yıllarımı bu işe verdim. Ömrüm bitse bile geride güzel hatıralar ve öğrenciler bırakmış olurum. Keşke öğrencilerim olsaydı; iz bırakmış, yaşayan hatıralar olurdu. Belediyede ressam olarak çalışmak isterdim. Çünkü resim çizmek, sokak süpürmekten farklı. Temizlik yapıyoruz ama kısa süre sonra yine kirleniyor. Oysa sanat kalıcıdır. Sanat, hayal dünyamızın dışa vurumudur. Yüzlerce farklı resim yaptım. Kemal Sunal gibi karakterleri çizdim. Sevdiğim eski dizi ve filmlerden esinlendim" ifadelerini kullandı.
Gündoğdu, "Süpürgenin çalısı benim için bir kalem" diyerek, "Büyüteç de görünmeyen bir kalem gibi. Ama bu şekilde yapılan resimler kalıcı oluyor. Bu şekilde, imkanlarım ne olursa olsun sanatı bırakmadan devam ettim. Elimde ne varsa onu kullanarak üretmeye çalıştım. Çünkü sanat benim için sadece bir uğraş değil, aynı zamanda hayatın kendisi oldu" şeklinde konuştu.
