Konya Meram'da Asırlık Tuluk Peynirleri Mağaraya Yerleştirildi.

Konya'nın Meram ilçesinde Kızılören Mahallesi'nde hazırlanan tuluk peynirleri, bu yıl da doğal mağaralarda dinlenmeye bırakıldı. Haziran ve temmuz aylarında başlayan bu gelenek, peynirlerin olgunlaşmasını sağlıyor. Ekim ayında ise bu lezzetler yeniden sofralara sunulacak.

Konya Meram'da Asırlık Tuluk Peynirleri Mağaraya Yerleştirildi.
Konya'nın Meram ilçesinde Kızılören Mahallesi'nde hazırlanan tuluk peynirleri, bu yıl da doğal mağaralarda dinlenmeye bırakıldı. Haziran ve temmuz aylarında başlayan bu gelenek, peynirlerin olgunlaşmasını sağlıyor. Ekim ayında ise bu lezzetler yeniden sofralara sunulacak.

Konya'nın merkez Meram ilçesinde yer alan Kızılören Mahallesi'nde, asırlık bir lezzet yolculuğu bu yıl da büyük bir özenle devam ediyor. Bölgedeki doğal mağaralar, bin bir emekle hazırlanan tuluk peynirlerine ev sahipliği yapmaya başladı. Her yıl haziran ve temmuz aylarında başlayan bu kadim yolculukta, köylülerin büyük emeklerle hazırladığı peynirler, doğal serinlik ve nemiyle bilinen mağaralara yerleştiriliyor. Yaklaşık 4-5 ay boyunca hiçbir katkı maddesi olmadan olgunlaşan bu peynirler, ekim ayının sonlarında yeniden gün yüzüne çıkarılıyor. O gün geldiğinde sadece peynirler değil, aynı zamanda yüzlerce yıllık bir kültür, sabır ve emek de sofralara taşınıyor. Meram Belediyesi, bu yıl düzenlenecek Mağaradan Peynir Çıkarma Şenliği için hazırlattığı tuluk peynirlerini Kızılören'deki mağaralara yerleştirdi. Hazırlanan peynirler, ekim ayı sonunda gerçekleştirilecek şenlikte vatandaşlara ikram edilecek.

Sabırla Olgunlaşan Lezzet

Kızılören'de nesilden nesle aktarılan bir yaşam kültürü olan peynirin hazırlanması için, kadınlar sabahın ilk ışıklarıyla başlayan yoğun mesailerinde sütü işliyor, kaynatıyor, mayalıyor ve günler süren emeğin ardından tuluklara dolduruyor. Yıllardır bu işi yapan Miyase Koyuncu, "Sütün yağı ayrılır. Sonra ısıtır, makineden çekeriz. Kaymağı ayrıldıktan sonra peynir mayasını çalarız, kaynatırız. Süzgeçlere dökeriz. Suyunu taşla bastırarak çıkarırız. Sonra tuluğa basıp mağaralara koyarız. Ekim sonunda ya da kasım başında çıkarılır. Mağarada kalınca tadı yerine geliyor" dedi.

Tuluğun Sırrı; Mağaranın Bereketi

Kızılören tuluk peynirini özel kılan yalnızca kullanılan süt değil; keçi veya koyun derisinden hazırlanan tuluklar da peynirin nefes almasını sağlıyor. Mağaranın doğal iklimi de lezzete kendine has aromasını kazandırıyor. Mahalle sakinlerinden Ahmet Koyuncu, bu geleneğin önemini şu sözlerle dile getirdi: "Tuluk deri olduğu için peynir daha korunaklı, daha sağlıklı oluyor ve ayrı bir aroma veriyor. Bu gelenek bizim dedelerimizden beri devam ediyor. Her yıl yaz aylarında peynirler mağaraya konur. Çevre köylerden gelip tuluklarını mağaraya koyanlar da olur. Dört beş ay sonra herkes gelip peynirini alır. Yaz boyunca mağarada bekleyen peynirler, kışın sofralarımızı süsler."

Başkan Kavuş: "Peynir Çıkarma Şenliğine Heyecanla Hazırlanıyoruz"

Bu etkinliğin yalnızca peynirin olgunlaşma süreci olmadığını, aynı zamanda geçmişten bugüne uzanan kültürel bir mirasın yaşatılması anlamı taşıdığını belirten Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, etkinlik ile ilgili yaptığı açıklamada "Kızılören'de ekim ayının sonu yaklaştığında mağaranın önünde yıllardır aynı heyecan yaşanıyor. Aylar önce bırakılan tuluklar tek tek çıkarılıyor. Her aile kendi peynirini teslim alırken mahallede adeta bayram havası oluşuyor. Geçtiğimiz yıl Meram Belediyesi'nin öncülüğünde yeniden canlandırılan Mağaradan Peynir Çıkarma Şenliği, bu yıl da aynı coşkuya hazırlanıyor. Bugün mağaraya yerleştirilen belediyeye ait tuluk peynirleri de ekim ayının sonunda düzenlenecek şenlikte çıkarılarak vatandaşlara ikram edilecek" dedi.

Mağaraların Kapısı Açıldığında Bir Kültür Yeniden Doğuyor

Bu ikramlarla hem asırlık geleneğin yaşatılacağını hem de Kızılören’in eşsiz tuluk peynirinin daha geniş kitlelerle buluşacağını ifade eden Başkan Kavuş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu etkinliğin içinde alın teri var. Yaylalarda otlayan sürülerin bereketi var. Anaların sabahın erken saatlerinde başlayan emeği var. Ecdadımızın yüz yıllardır sürdürdüğü üretim kültürü var. Ve en önemlisi; zamana meydan okuyan, yüzyıllardır hiç bozulmadan bugüne ulaşan Anadolu irfanı var. Şimdi o tuluklar yine sessiz mağaranın serinliğinde aylarca bekleyecek. Doğa, zaman ve sabır el ele verecek. Ekim ayının sonunda mağaranın kapıları yeniden açıldığında yalnızca peynirler değil, yüzlerce yıllık bir kültür de her yıl yeniden gün yüzüne çıkıyor."

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin