Uzm. Dr. Selin Turan, soğuk havanın eklemler üzerindeki etkilerini değerlendirerek, eklem sıvısının yoğunlaşmasının akışkanlık kaybı olarak tanımlandığını belirtti. Eklemlerde bulunan sinoviyal sıvının, soğuk havalarda yoğunlaşarak akışkanlığını kaybettiğini ifade eden Turan, bu durumun eklemlerin sabahları daha sert olmasına ve hareket ettirmenin ağrıya yol açmasına neden olduğunu kaydetti. Ayrıca, barometrik basınç değişimlerinin de eklem genleşmesi ile ilgili olduğunu vurguladı. Soğuk havanın atmosferik basıncı düşürmesiyle, eklemlerin etrafındaki dokuların üzerindeki dış baskının azalması sonucunda, bu dokuların mikroskobik düzeyde genleştiğini ve bunun da ağrıya yol açtığını açıkladı.
Turan, soğuk hava nedeniyle vücudun hayati organlarını korumak amacıyla kanı merkeze çektiğini ve bu durumun kol ile bacaklardaki kan akışını azalttığını belirtti. Eklemlere ve kaslara daha az kan gitmesinin, bu bölgelerin sertleşmesine ve ağrıya karşı hassas hale gelmesine yol açtığını ifade etti. Ayrıca, soğuk havanın kasları istemsizce gerdiğini ve bunun sonucunda sürekli gergin kalan kasların kısalmasına ve ağrıya neden olduğunu vurguladı. Soğuk havanın, ağrı sinyallerini taşıyan sinir liflerini daha duyarlı hale getirdiğine dikkat çeken Turan, bu duruma ağrı eşiğinin düşmesi denildiğini belirtti.
Soğuk Havalarda Ağrıların Azaltılması İçin Öneriler
Uzm. Dr. Selin Turan, soğuk havalarda ağrıların etkisinin azaltılması için tek kalın kazak yerine birkaç kat ince giyinmenin daha faydalı olduğunu ifade etti. Özellikle diz ve el bileği gibi bölgelerin termal giysilerle sıcak tutulmasının önemine değinerek, hareketsiz kalmanın eklemleri daha fazla sertleştirdiğini söyledi. Hafif esneme hareketleri ve yürüyüş yapmanın eklem sıvısının hareketlenmesine yardımcı olduğunu belirtti. Ayrıca, ağrılı bölgelere sıcak su torbası uygulamanın veya ılık bir duş almanın kan dolaşımını rahatlatacağını açıkladı. Soğuk havalarda su içmenin de kritik olduğunu, çünkü eklem sıvısının büyük bir kısmının sudan oluştuğunu dile getirdi.
Beslenmenin Önemi
Vücut ısısını artıran besinlerin de eklemlerin ısınmasına yardımcı olduğunu belirten Turan, zencefil, zerdeçal, acı biber ve tarçının bu konuda etkili olduğunu ifade etti. Eklem sıvısının kalitesini artırmak için omega-3 bakımından zengin yağlı balıkların tüketiminin önemli olduğunu vurguladı. Haftada iki öğün balık tüketiminin faydalı olduğunu ekleyen Turan, zeytinyağının ağrı kesici etkisi olduğunu ve ceviz ile keten tohumunun bitkisel omega-3 kaynağı olarak eklem sağlığını desteklediğini belirtti. Ayrıca, kemik suyu tüketimi ve magnezyum açısından zengin besinlerle kış aylarında C vitamini içeren narenciye ve kivi gibi meyvelerin de eklem bağlarını güçlendirdiğini ifade etti. D vitamini eksikliğinin de önemine dikkat çekerek, güneşten mahrum kalmamak gerektiğini ve doktor kontrolünde takviye almanın faydalı olacağını söyledi.