Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde 66 yaşındaki Öke, hasır iskemle geleneğini yaşatmaya devam ediyor. Öke, bu mesleğin tabiatın bir bereketi olduğunu ifade ederken, adaya özgü ağaçların azaldığını ve artık ithal malzeme kullanmak zorunda kaldıklarını belirtti.
Geleneksel Üretim ve Zanaatkarlık
Öke, hasır iskemlelerin üretiminin tamamen el işçiliğine dayandığını vurguladı. İyi bir ustanın günde sadece bir sandalye üretebildiğini söyleyen Öke, geçmişte iskemle talebinin daha yüksek olduğunu, ancak günümüzde plastik sandalyelerin yaygınlaşmasının üretimi olumsuz etkilediğini ifade etti. Son yıllarda geleneksel ürünlere ilginin yeniden artmasıyla birlikte, hasır iskemlelerin daha sağlam ve tamir edilebilir olması, insanların tercihlerini değiştirdi.
Gelecek Nesillere Aktarım
Öke, mesleğini sürdürülebilir kılmak için çırak yetiştirmeye de önem verdiğini belirtti. İki oğlunun makine mühendisi olduğunu ve zanaatkârlıkla ilgili eğitim verdiklerini ifade etti. Bugüne kadar yaptığı sandalyelerin tamir için geri dönmediğini ve babasının yaptığı sandalyelerin son yıllarda onarıma geldiğini söyledi. Bu durumun kendisini gururlandırdığını vurguladı.
Yaşam Biçimi ve Üretim İhtiyacı
Ana mesleği banka memurluğu olan Öke, zanaatkârlığı yaşam biçimi olarak görüyor. Çıraklık için talep olduğunu ancak mevcut imkânların kısıtlı olduğunu belirterek, daha fazla destek bulmayı umduğunu ifade etti. Lefkoşa’nın tarihi atmosferinde yer alan atölyesi, yerel halkın yanı sıra turistlerin de ilgisini çekiyor. Geleneksel hasır iskemle yapımını görmek isteyen ziyaretçiler, bu küçük atölyeye uğrayarak nostaljik bir deneyim yaşıyor.