Londra'da Dört Gün Ofiste, Bir Gün Uzaktan Çalışma Modeli Verimliliği Artırıyor

Londra'da giderek daha fazla şirket, çalışan verimliliğini artırmak amacıyla haftada dört gün ofiste, bir gün uzaktan çalışmayı öngören hibrit modele yöneliyor.

Londra'da Dört Gün Ofiste, Bir Gün Uzaktan Çalışma Modeli Verimliliği Artırıyor
Londra'da giderek daha fazla şirket, çalışan verimliliğini artırmak amacıyla haftada dört gün ofiste, bir gün uzaktan çalışmayı öngören hibrit modele yöneliyor.

Günümüzde iş yerlerinde uygulanan çalışma düzenleri, standart olan haftada beş gün ofiste çalışma modelinden uzaklaşarak daha esnek hale geliyor. Pandemi sonrasında hızlanan bu değişim, yapay zekanın iş süreçlerine entegre edilmesiyle derinleşiyor. Şirketler, çalışanların verimliliğini artırmak ve kurumsal performanslarını geliştirmek amacıyla haftada dört gün işyerinde, bir gün de uzaktan çalışmayı öneren hibrit bir çalışma modeli benimsemeye başlıyor.

Dört Gün Ofiste, Bir Gün Uzaktan Çalışma

Birçok şirket, çalışan memnuniyetini artırmak için haftada dört gün ofiste çalışma ve bir gün uzaktan çalışma seçeneği sunarak, iş-yaşam dengesi sağlamaya çalışıyor. Bu yaklaşım, çalışanların motivasyonunu artırdığı gibi şirketlerin performansını da olumlu yönde etkiliyor.

Özellikle Amerikan otomotiv devi Ford, 2025 yılı itibarıyla çalışanlarının haftada dört gün ofiste çalışacağını duyurmuştu. Şirketin yaptığı açıklamada, bu modelin daha yüksek kar marjları sağlayacağı ve ekonomik dalgalanmalardan daha az etkilenen dinamik bir yapıya dönüşüm konusunda yardımcı olacağı ifade edildi. Ayrıca, BNY, NBCUniversal ve Starbucks gibi diğer büyük şirketler de benzer hibrit iş modellerine geçiş yapmaya başladı.

Asırlık Çalışma Düzeni Değişiyor

1920’li yıllardan bu yana uygulanan haftada beş gün, günde sekiz saat çalışma düzeni, tarihsel olarak köklü bir model olarak kalmıştı. Henry Ford'un 1926 yılında daha kısa çalışma saatlerinin verimliliği artırdığını keşfetmesi, bu modelin benimsenmesinde etkili olmuştu. Ancak şimdi, haftada dört gün çalışma modeli de aynı şekilde çalışanların refahını artırarak şirketlerin büyüme hedeflerinden ödün vermeden uygulanabiliyor.

Çalışan Refahını Artıran Modeller

Çeşitli ülkelerde gerçekleştirilen pilot uygulamalar, haftalık dört gün çalışma düzeninin çalışanların üretkenliğini koruduğunu göstermiştir. Ayrıca, çalışanların stres seviyelerinde azalma ve iş-yaşam dengelerinin iyileştiği gözlemlenmiştir.

2025 yılında Nature Human Behaviour dergisinde yayımlanan bir araştırma, altı ülkede 141 şirketteki 2 bin 896 çalışanın altı ay boyunca takip edilmesini içermektedir. Araştırma, dört günlük çalışma haftasına geçmenin tükenmişlik düzeylerini azalttığını ve iş tatminini artırdığını ortaya koymuştur. Bu dönemde işletme performansına olumsuz bir etkisi olmadığı da belirtilmiştir.

2022 yılında İngiltere’de 61 şirket, dünyanın en büyük dört günlük çalışma haftası denemesini gerçekleştirmiştir. Altı aylık pilot programın ardından, katılımcı işverenlerin yüzde 92’si bu uygulamayı sürdürmeyi tercih etti. Bu şirketlerden 18’i ise bu değişimi kalıcı hale getireceklerini taahhüt etti.

Çalışanların Refahında Önemli Artış

Pilot program dahilindeki şirketlerde, çalışanların yüzde 71’i tükenmişlik düzeylerinin azaldığını bildirmiştir. Yüzde 54’ü negatif duygularında azalma yaşarken, yüzde 39’u daha az stresli olduklarını ifade etmiştir. Ayrıca, yüzde 37’si sağlıklarında iyileşme gördüklerini belirtmiştir.

Pilot program süresince şirketlerin büyüme ve gelirleri büyük ölçüde aynı kalırken, işten ayrılma oranı ise yüzde 57 oranında düşmüştür.

Daha Kısa Çalışma Haftası Beklentisi

Bu yıl nisan ayında yapılan bir Bitrix24 anketi, dünya genelinde çalışanların yüzde 50’den fazlasının 2050 yılına gelindiğinde haftada üç veya dört gün çalışacaklarına inandıklarını ortaya koymuştur. Ayrıca, haftada beş gün veya daha fazla çalışmaya devam edeceğine inananların oranı ise sadece yüzde 28 düzeyindedir. Bu durum, 1920’li yıllardan bu yana neredeyse hiç değişmeyen çalışma düzenine ilişkin dikkat çekici bir değişimi göstermektedir. Yapay zekanın ofis işlerinin yükünü azaltması da bu beklentilerin şekillenmesinde etkili olmuştur.

“2050’de çalışmanın geleceği” başlıklı ankete katılanların yüzde 49,19’u işlerinde yapay zeka desteği almayı beklediklerini ifade etmiştir.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin