Manisa ve İzmir Büyükşehir belediyeleri, Gediz Nehri'nin su kalitesinin izlenmesi amacıyla ortak bir çalışma yürüttü. Bu araştırmanın sonuçları, kirliliğin ulaştığı seviyeyi gözler önüne serdi. Manisa’nın Yunusemre ilçesindeki bir otelde gerçekleştirilen toplantıda, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Gediz Havzası'ndaki kirliliğin artışı konusunda kamuoyunu bilgilendirdi ve tüm kurumları ortak bir mücadeleye davet etti.
Başkan Dutlulu, Gediz Nehri'nin insan kaynaklı kirlilik nedeniyle büyük bir tehdit altında olduğunu belirtti. "Yüzyıllardır bu toprakları besleyen nehir, kirlilik nedeniyle sulama suyu olma özelliğini kaybetti. Gelecekte çocuklarımıza sunacağımız içme suyu bulamayacağız" ifadelerini kullandı. Manisa ve İzmir büyükşehir belediyeleri, Kula'dan İzmir Körfezi'ne kadar 59 noktadan her ay su numunesi alarak düzenli analizler gerçekleştirdiklerini vurguladı.
Kirlilik Artıyor
Yapılan analizlerin Gediz'deki kirliliğin boyutunu net bir şekilde ortaya koyduğunu ifade eden Dutlulu, "Kirlilik artık bir iddia değil, laboratuvar raporlarıyla kanıtlanmış bir gerçek. Sonuçlara göre nehrin neredeyse tamamı 3. sınıf su kalitesine sahip. Yani orta ve ağır kirli su seviyesine ulaşmış durumda. Gediz artık nefes alamıyor ve kendi kendini temizleyemiyor" dedi.
Nehir yatağında yalnızca suyun değil, ağır metallerin, endüstriyel atıkların ve bilinçsiz tarımsal ilaç kullanımından kaynaklanan kimyasalların taşındığını vurgulayan Dutlulu, bu kirliliğin Menemen Ovası, İzmir Körfezi ve nihayetinde insan sağlığına kadar uzandığını söyledi. Tarımsal ve endüstriyel kirliliğin önlenmesi için bakanlıklar ve diğer kurumlarla iş birliğine hazır olduklarını belirten Dutlulu, "Gediz temiz akana kadar bu bilimsel ve idari mücadeleden vazgeçmeyeceğiz" şeklinde konuştu.
Çözüm İçin Birlikte Hareket Edilmeli
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Gediz Nehri'nin yalnızca Manisa ve İzmir için değil, tüm havza için kritik bir ekosistem unsuru olduğunu belirtti. Gediz’in İzmir Körfezi’ne döküldüğünü ve bu bölgedeki kirlilikte önemli bir rol oynadığını kaydeden Tugay, "Bu sorunların bir kısmı doğrudan bakanlıkların görev alanında bulunuyor" dedi.
Gediz Havzası’nın kaynak noktasından denize döküldüğü alana kadar kapsamlı bir yaklaşım gerektiğini vurgulayan Tugay, çevre meselesinin geleceği de etkileyen kritik bir konu olduğunu ifade etti.
Gediz Deltası ve Körfez Krizde
Gediz Deltası’nın Türkiye’nin en önemli doğal yaşam alanlarından biri olduğunu belirten Tugay, deltadaki ekosistemin ve İzmir Körfezi’nin korunmasının büyük önem taşıdığını söyledi. İzmir Körfezi’nde gerçekleştirilen en büyük dip tarama çalışmalarından birinin sürdüğünü belirten Tugay, 1 milyon 200 bin tondan fazla çamurun çıkarıldığını ve çalışmaların 4 ile 4,5 milyon ton seviyesine kadar devam edeceğini açıkladı.
Körfezde deniz marulu temizliğinin de yoğun şekilde sürdüğünü belirten Tugay, 2026 yılı başından bu yana bin tondan fazla deniz marulunun toplandığını kaydetti. Tüm kurumlara çağrıda bulunan Tugay, "Geliniz hep beraber Gediz’in yeniden temiz bir nehir olarak akması için mücadele edelim. Kirlilik kaynaklarını birlikte tespit edip ortadan kaldıralım" dedi.
Toplantı, soru-cevap bölümüyle sona ererken, bilimsel izleme sonuçlarının bundan sonraki süreçte her ay düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılacağı öğrenildi.
