Manisa, tarihi geçmişiyle önemli bir kültürel mirasa sahip olan Manisa bezi, geçmişte gemilere yelken olarak kullanılıyordu. Ancak, günümüzde bu geleneksel bez, peştemal, havlu, masa örtüsü, şal gibi çeşitli ürünlere dönüştürülerek yeniden hayat buluyor. 2004-2005 yıllarında Manisa Türk Kadınlar Konseyi Şube Başkanı Mübeccel Kafkaslı’nın öncülüğünde başlatılan projelerle, kadınlar geleneksel el tezgahlarında bu bezleri dokumaya yeniden yönlendirilmiş durumda.
Manisa Tarihi Bezi Kooperatifi (MABEZ) ile Şehzadeler İlçe Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü arasında gerçekleştirilen işbirliği sayesinde, kadınlar dokuma kurslarına katılarak hem bu sanatı öğreniyor hem de Manisa bezinden gelir elde ediyor. Üretim süreci, sadece ekonomik bir kazanç değil, aynı zamanda sosyal bir etkileşim fırsatı da sunuyor.
Emek ve Terapi
Bu süreçte, kadınlar sabah saatlerinde tezgah başında bir araya gelerek sohbet ediyor ve dertleşiyor. Bu durum, onlara yalnızca bir iş değil, aynı zamanda bir terapi ortamı sağlıyor. Şehzadeler İlçe Halk Eğitim Merkezi, Manisa bezinin gelecek nesillere aktarılması amacıyla önemli bir misyon üstlenmiş durumda.
Şehzadeler Halk Eğitim Merkezi Müdürü İlyas Kayaokay, Manisa bezi üretiminin kadınların ekonomisine katkı sağladığını belirterek, “Bu tarihi bezin üretimi, kadınlarımıza hem istihdam alanı sağlıyor hem de kültürel mirasın korunmasına katkıda bulunuyor” ifadelerini kullandı. Kayaokay, ayrıca unutulmaya yüz tutmuş mesleklerle ilgili kurslar açma hedefinde olduklarını vurguladı.
Geleneksel Bezin Dönüşümü
Manisa bezinin geçmişi 600 yıl öncesine dayanıyor. İlk başlarda gemilerde yelken olarak kullanılan bu bez, zamanla günlük hayatta farklı ürünler için kullanılmaya başlandı. Manisa Bezi Dokuma Usta Öğreticisi Serpil Bingöl, bu bezin tarihçesini aktararak, “2004 yılından itibaren bu sürecin bir parçasıyım ve günümüzde ipek şallar, peştemaller gibi çeşitli ürünler üretiyoruz” dedi.
Uluslararası Talep
Manisa bezinin yurtdışında da ciddi bir talep gördüğünü ifade eden Bingöl, bu ürünlerin Amerika ve Kanada gibi ülkelere gönderildiğini belirtti. “Bu şekilde Manisa bezini tanıtmaya çalışıyoruz. Ayrıca, bu bezin doğal pamuklu oluşu ve hafifliği sayesinde, yurt dışında tercih edilmektedir” şeklinde konuştu.
Terapi Gibi Bir Deneyim
Dokumacı kadınlar, bu süreçte adeta terapi görerek ruhsal bir rahatlama yaşıyor. Dokumacı Ayşe Arslan, “Burada 6-7 senedir dokuma yapıyorum ve bu benim için harika bir deneyim oldu. Hem ev ekonomisine katkıda bulunuyor hem de sosyal ilişkilerim güçleniyor” dedi. Bu durum, hem kadınların ekonomik bağımsızlıklarını artırıyor hem de sosyal bir dayanışma ortamı sağlıyor.