Çelik, yağışların su döngüsünü canlandırdığını ve meteorolojik verilerle saha gözlemlerine dayanan yaklaşık 70 yıllık bir dönemde bu yoğunlukta yağış yaşanmadığını belirtti. Yağmurun bir kısmının buharlaşarak atmosfere döndüğünü, bir kısmının yeraltı sularını beslediğini ve diğer kısmının barajlar, göller ve denizlere ulaştığını aktardı. Baraj doluluk oranlarıyla ilgili olarak, birçok bölgede önemli artışlar gözlemlendiğini ifade eden Çelik, Bursa, Trabzon ve Şanlıurfa gibi illerde doluluk oranlarının yüksek seviyelere ulaştığını dile getirdi. 1980 yılından beri çekilen yeraltı sularının dolduğunu belirten Çelik, yeraltı su seviyesinin artışını bilimsel olarak tespit ettiklerini vurguladı. Su, bir damarı temsil ettiğinden çeşmelerin durumu üzerinden de değerlendirmelerde bulunduklarını söyledi.
Çelik, uzun zamandır akmayan bazı çeşmelerin yeniden su akıttığını belirterek, bunun yeraltı su seviyesindeki toparlanmanın bir göstergesi olduğunu ifade etti. Yağışların devam etmesi durumunda su dengesinin daha da güçleneceğini kaydeden Çelik, "Çeşmeler arttıkça, 50 yıldır akmayan çeşmeler artık su akıtıyor. Yağmur miktarı artarsa, bu bizim için olumsuz sonuçlar doğurabilir. Çünkü yağmurlar, sonraki dönemlerde zarara yol açabilir. Ancak şu an için yeraltı sularımız doldu, barajlarımız doldu ve umut dolu günler bizi bekliyor." şeklinde konuştu.
