Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) iş birliğiyle düzenlenen ‘Akdeniz’in mirası, toprağın kimliği’ temalı programın ardından bir basın bildirgesi yayımlandı. Bu etkinlikte, üretici ve uzman görüşlerinin bir araya gelmesiyle coğrafi işaretlerin geleceğine ilişkin önemli kararlar alındı. Bildirgede, ‘Üretici odaklı yeni bir dönem’, ‘Kırsal kalkınmanın motoru: Kadın kooperatifleri ve aile çiftçiliği’, ‘Yönetişim ve 360 derece denetim mekanizması şarttır’, ‘Gastro-turizm ve kültürel mirasın korunması’, ‘Geleceğe güçlü bir yol haritası’ başlıkları altında alınan kararlar yer aldı.
Türkiye coğrafi işaretleri tarihinde bir dönüm noktası olarak değerlendirilen bu buluşmada, coğrafi işaretler ekosisteminde ilk kez üreticiler doğrudan söz sahibi oldu. Sahadan gelen talepler ve uzman görüşleri doğrultusunda, coğrafi işaretlerin geleceğini belirleyecek temel kararlar kamuoyuna sunuldu.
1. Üretici odaklı yeni bir dönem başlamıştır
Coğrafi işaret sisteminin sürdürülebilirliği, üreticilerin sürecin merkezine alınmasıyla mümkündür. Bürokratik ve operasyonel tıkanıklıkların aşılması için, üreticilerin sunduğu çözüm önerileri Türkiye’nin coğrafi işaret yol haritasında önemli bir yer tutmaktadır.
2. Kırsal kalkınmanın motoru: Kadın kooperatifleri ve aile çiftçiliği
Coğrafi işaretler, sadece ticari bir tescil etiketinden ibaret değildir. Mersin Kan Portakalı gibi örneklerde görüldüğü üzere, aile çiftçiliği ve kadın kooperatifleri desteklendiğinde, coğrafi işaretler kırsal kalkınmanın, yerel istihdamın en dinamik motorları olmaktadır. Kadın emeği ve kooperatifleşme ekosistemdeki payı artırmalıdır.
3. Yönetişim ve 360 derece denetim mekanizması şarttır
Bir coğrafi işaretin tescil edilmesi yeterli değildir; hukuki gücün pazara yansıması ve tüketici güveninin sağlanması gerekmektedir. Bunun için, uluslararası standartlara uygun ve etkin denetim mekanizmalarının kurulması zorunludur.
4. Gastro-turizm ve kültürel mirasın korunması
Yerel gastronomi, turizmin en güçlü bileşeni olarak öne çıkmaktadır. Mersin Cezeryesi ve Mersin Tantunisi gibi lezzetlerin korunarak küresel pazara entegre edilmesi, kültürel mirası geleceğe taşırken bölgesel ekonomiye de değer katacaktır.
5. Geleceğe güçlü bir yol haritası
Toprağın kimliğini korumak, geçmişe sahip çıkmanın yanı sıra geleceği inşa etmektir. Etkinlikte ortaya konan ‘Sürdürülebilir Tarım’, ‘Güvenilir Gıda’ ve ‘Adil Ticaret’ vizyonu, üreticilerin sesini güçlendirerek geleceğe bir yol haritası bırakmıştır. Ayrıca, etkinliğin ikinci gününde gerçekleştirilen saha gezisiyle tescilli ürünlerin yerinde keşfi sağlanmış ve teoriden pratiğe bir köprü kurulmuştur.
Sonuç olarak, Mersin’den yükselen bu ses, Türkiye coğrafi işaretlerinin uluslararası alanda hak ettiği değeri bulması ve yerel üreticilerin refahının artırılması adına tarihi bir adım olmuştur. Tüm üreticilere, paydaş kurumlara ve uzmanlara teşekkür ederiz. Toprağın kimliği ve üreticimizin emeği, geleceğimizin en büyük güvencesidir.