Yeni Mersin İdman Yurdu Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, kulübün içinde bulunduğu mali ve sportif çıkmaza dikkat çekildi.
Geçen sezon kapanma noktasına gelen kulübün, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in hayat öpücüğü niteliğindeki destekleriyle ligde kaldığı hatırlatılırken; bu sezon kentin diğer dinamiklerinin aynı duyarlılığı göstermediği vurgulandı.
"Söz Verdiler, Arkalarını Döndüler!"
Yönetim; CAS borçları ve tesisleşme gibi devasa sorunlarla boğuşurken, özellikle iş dünyası, kanaat önderleri ve Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) gibi kurumlardan beklenen desteğin gelmediğini açıkça ilan etti. Mersin’in asırlık çınarı en kritik virajdayken, verilen sözlerin havada kaldığı ve kulübün bilinçli bir yalnızlığa terk edildiği ifade edildi.
Skandalın Adı: Mersin’e Yok, İstanbul’a Çok!
Camiada en büyük öfkeyi ise "çifte standart" yarattı. Kendi şehrinin takımına bir kuruşu çok gören, "kaynak yok" bahanesine sığınan bazı isimlerin; İstanbul’un dev kulüplerinde yönetim kurulu üyeliği veya kongre üyesi olarak kongrelerde boy göstermek için milyonları seferber etmesi tepkileri zirveye taşıdı.
Mersin’in ekmeğini yiyip, Mersin’in takımına sırt dönen bu isimlerin; ulusal medyada reklam yapmak adına İstanbul takımlarına sundukları maddi-manevi imkanlar, Mersin spor kamuoyu tarafından "ihanet" olarak yorumlandı.
Mersin İdman Yurdu Kaderine mi Terk Ediliyor?
Yönetimin topluca istifasının ardından şimdi tüm gözler, sessizliğe bürünen iş dünyasına ve yerel yöneticilere çevrildi. Kendi değerlerine sahip çıkmayan bir kentin, başka şehirlerin kulüplerinde "reklam peşinde koşan" isimlerle nereye varacağı ise merak konusu.