Kremlin Sarayı Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ukrayna ile barış görüşmelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Peskov, "Müzakere sürecine yeniden başlama konusunda yakın vadede bir beklenti yok ve biz de böyle bir beklenti görmüyoruz" dedi. Bu açıklamalar, Rusya'nın Ukrayna konusundaki barış müzakerelerine açık olma isteğini sürdürdüğünü ortaya koyuyor.
Peskov, Ukrayna yönetiminin çözüme ulaşmak için hangi kararları alması gerektiğini iyi bildiğine dikkat çekti. Ayrıca, Kiev yönetimindeki değişikliklerin özellikle kabinedeki görev değişikliklerinin Rusya için önem taşımadığını ifade etti. Peskov, Rusya'nın İran ile Ukrayna konusundaki gelişmeler arasında benzerlik kurulmasını doğru bulmadığını ve her çatışmanın kendine özgü dinamikleri olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin Rusya-Ukrayna arasındaki barış çabalarına yönelik katkılarına değinen Peskov, "Rusya, Türkiye’nin Ukrayna krizindeki barış çabalarına yardımcı olma isteğinden dolayı minnettar" dedi. Bu ifadeler, Türkiye'nin uluslararası diplomasi alanındaki rolünün önemini bir kez daha gösteriyor.
Rusya Ekonomisinin Durumu
Peskov, Rusya'nın mevcut ekonomik durumunun genel olarak istikrarlı olduğunu savundu. Ancak, ekonominin büyüme hızının yeterli olmadığını kabul etti. Peskov, "Rusya ekonomisinin büyüme hızı yeterli değil ancak küresel ekonominin genel durumu da kötü. Rusya bu durumdan izole değil" şeklinde konuştu. Putin'in, Rusya ekonomisindeki gelişmeleri düzenli olarak hükümetle değerlendirerek durumu iyileştirmek için neler yapılması gerektiğinin farkında olduklarını belirtti.
Peskov, Rusya ile Körfez ülkelerinin, bölgede dünya ekonomisi açısından sonuçlar doğurabilecek yeni bir tırmanış yaşandığı konusunda hemfikir olduklarını aktardı. "Birçok çatışma, ABD’de sıkça kullanılan ifadeyle bir ‘anlaşma’ yapılarak çözülemez, bunlar uzun, karmaşık ve çok boyutlu çözüm süreçleri gerektirir" dedi.
İran ile İlişkiler
Peskov, Rusya’nın İranlı yetkililerle temaslarını sürdürmeye devam ettiğini de bildirdi. "İran şu ana kadar Putin ile telefon görüşmesi yapılmasını talep etmedi" ifadesini kullandı. Bu durum, Rusya'nın bölgedeki diplomatik ilişkilerini ve stratejilerini etkileyen önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.