Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gözde Akyol, modern tıbbın sağladığı imkanlarla estetik cerrahinin algısını değiştirdiğini ifade etti. Estetik uygulamaları, bireylerin dış görünümünü değiştirmekle kalmayıp, sağlık problemlerini de çözebildiğini söyledi. Örneğin, burun yapısındaki bozukluklar, göz kapağı sarkmaları ya da aşırı meme büyüklükleri gibi sorunlar estetik cerrahi yardımıyla düzeltilerek bireylerin yaşam kalitesi artırılabiliyor.
Dr. Akyol, estetik cerrahinin yalnızca "daha güzel görünmek" amacı taşımadığını belirtti. Birçok estetik işlem, hastaların günlük yaşamlarını olumsuz etkileyen fonksiyonel sorunların çözümüne katkı sağlarken, nefes alma güçlükleri ve duruş bozuklukları gibi sağlık problemlerini de ortadan kaldırabiliyor. Bu tür işlemler, bireylerin konforunu artırmakla kalmayıp, kronik rahatsızlıkların azalmasına da yardımcı olabiliyor.
Estetik cerrahinin psikolojik etkilerine de dikkat çeken Dr. Akyol, bireylerin özgüvenini artırarak sosyal yaşamda daha rahat hissetmelerine yardımcı olduğunu ifade etti. Özellikle doğumsal anomaliler veya kazalar sonrası yapılan rekonstrüktif cerrahiler, bireylerin sosyal hayata adaptasyonlarında önemli rol oynuyor. Ancak estetik cerrahinin lüks bir alan olarak algılanmasının, medya ve dijital platformların etkisiyle oluştuğunu vurguladı.
Estetik cerrahinin bir zorunluluk olmadığını belirten Dr. Akyol, ancak bireyin yaşam kalitesini etkileyen durumlarda estetik cerrahinin gerekli hale gelebileceğini söyledi. Uygulamanın temel amacının yalnızca görünümü değiştirmek değil, aynı zamanda sağlığı ve yaşam kalitesini artırmak olduğunu belirtti. Bu nedenle, doğru hasta seçimi ve gerçekçi beklentilerin belirlenmesi, uzman hekim tarafından yapılacak değerlendirmelerin önemi büyük. Bilinçli bir karar verme sürecinin, estetik cerrahide başarılı sonuçlar elde edilmesinde kritik bir rol oynadığını ifade etti.