Türk Tıbbi Onkoloji Derneği tarafından Antalya'nın Serik ilçesinde gerçekleştirilen 13. "Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi"nde, onkoloji uzmanı Prof. Dr. Bülent Karabulut, sosyal medyada yaygın olarak önerilen bitkisel ürünler ve kürler hakkında açıklamalarda bulundu. Kongre sırasında, kanser hastalarının tedavi süreçlerinde bilimsel kanıtı olmayan ürünlere yönelmelerinin ciddi riskler taşıdığını ifade eden Karabulut, bu tür uygulamalara karşı hekimlerin yaklaşımının "güvenli bulmamak" olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Prof. Dr. Karabulut, kanser hastalarının yaşamlarını kurtarmak ve onlara konfor sağlamak amacıyla özveriyle çalıştıklarını belirterek, "Biz, hastalarımızın hayatlarını kurtarmak için hayatımızı adadık. Onlara iyi gelebilecek her şeye karşı çıkmayız; ancak bu ürünleri güvenli bulmuyoruz" şeklinde konuştu. Ayrıca, bitkilerin masum görüldüğünü ancak içinde birçok kimyasal barındırdığını vurguladı.
Bazı bitkilerin yanlış kullanımının ölümcül sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Karabulut, zakkum örneği üzerinden uyarıda bulundu. Karabulut, "Zakkum yıllarca bu ülkede gündeme geldi. İnsanlar bunun ekstresinden belki de öldü. Dozunu kaçırdığınızda ölüm riski var. Bu nedenle bitkileri masum gibi görmemek gerekiyor" dedi.
Karabulut, bir maddenin kanser hücresini öldürmesinin yeterli olmadığını, laboratuvar seviyesindeki sonuçların hastalarda güvenle kullanılabileceği anlamına gelmediğini belirtti. "Bir şeyin kanser hücresini öldürmesi yetmez. Bunun zararlı olmadığını da göstermek lazım" dedi.
Kanser tedavilerinin, hekim kontrolünde ve belirli riskler göz önünde bulundurularak yürütüldüğünü vurgulayan Karabulut, kanıtlanmamış ürünlerin sürece dahil edilmesinin hastalar açısından tehlikeli olabileceğini kaydetti. "Yeterince riski olan tedaviler yaparken, kanıtlanmamış ürünlerin etkileri bilinmiyor" diye konuştu.
Son olarak, kanser hastalarının tedavi süreçlerinde hekimlerinden habersiz herhangi bir bitkisel ürün veya sosyal medya önerilerine yönelmemesi gerektiğini belirten Karabulut, "Bu işte uzmanlığı olmayan kişilerin sözüyle hareket etmemeleri önemlidir" dedi. Bu çerçevede, hastaların doktorlarına danışmadan herhangi bir uygulamaya yönelmeleri gerektiğini vurguladı.
