Antalya’da 17-19 Nisan tarihleri arasında düzenlenen beşinci Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade, çeşitli konulara değindi. Forum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Etkinlik, Serik ilçesine bağlı Belek turizm bölgesindeki NEST Kongre Merkezi’nde yapıldı. Hatibzade, burada bölgedeki ateşkes süreci ve savaşın sona erdirilmesi gibi konuları ele aldı.
Savaşın Sona Ermesi İçin Kararlılık
Said Hatibzade, düşmanlıkların sona erdirilmesi gerektiğini vurgulayarak, bu konuda son derece kararlı olduklarını ifade etti. "Bölgedeki bu savaşın bütünüyle sona erdirilmesi bizim politikamızdır" diyen Hatibzade, Pakistan ve ABD ile yapılan görüşmelerde ateşkesin tüm bölgeyi kapsaması gerektiğini belirtti. İran’ın bu konuda kararlılığının Lübnan’dan Kızıldeniz’e kadar uzandığını dile getirdi.
Geçici Ateşkese Karşı Tutum
Geçici ateşkesleri kabul etmediklerini ifade eden Hatibzade, diplomasinin kullanıldığı ve ardından savaş başlatıldığı kısır döngünün sona ermesi gerektiğini vurguladı. Şu anda Tahran’da devam eden müzakerelerin ve Mareşal Asimoni’nin yürüttüğü arabuluculuğun bu hedefe ulaşmayı amaçladığını belirtti.
Hürmüz Boğazı ve Bölgedeki Saldırganlık
Hürmüz Boğazı'nın İran’ın karasularında bulunduğunu hatırlatan Hatibzade, bölgedeki saldırganlıkların İran’ı boğmaya yönelik olduğunu söyledi. "Küresel ekonomi de bunun bedelini ödüyor" diyen Hatibzade, Amerikalıların bu savaşı neden başlattıkları sorusuna cevap vermek zorunda olduklarını ifade etti.
Yeni Protokol İhtiyacı
Hatibzade, İran’ın sorumlu bir aktör olduğunu belirterek, Hürmüz Boğazı’nın sonsuza kadar açık kalmasına önem verdiklerini vurguladı. "Yeni bir protokolün mutlaka benimsenmesi gerekir" diyen Hatibzade, bunun yalnızca güvenlik nedeniyle değil, çevresel kaygılarla da ilgili olduğunu belirtti.
Barış ve Sükunet Vurgusu
Savaşın tamamen sona ermesi gerektiğini ifade eden Hatibzade, İran toprak bütünlüğüne ve ulusal egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Eğer savaş sona ererse ve Amerikalılar adil şartları kabul ederse, Hürmüz Boğazı'nın barışın ve sükunetin boğazı olacağına inandığını belirtti.
