Patoloji alanında yapılan çalışmaların önemine dikkat çeken Prof. Dr. Yılmaz, “Patoloji, hastalık bilimi demek ve biz hastalığın son tanısını koyan birimleriz. Hastalar genelde kanserle ilişkilendirse de bizim incelediğimiz olguların yalnızca küçük bir kısmı bu tür hastalıklar. İltihabi durumlar, polipler gibi birçok farklı doku örneği de inceleniyor.” dedi.
Yılmaz, patolojinin hastalıkların kesin tanısını koymadaki rolünü vurgulayarak, “Patolog olarak işimizi ciddiyetle yapıyoruz. Sonuçlarımız, hastanın tedavi planını belirliyor. Tümör olabileceğini düşündüğümüzde, tümörün rengi ve yayılım durumu gibi faktörleri değerlendiriyoruz. Bu veriler, hastanın yaşam süresini etkileyen kritik bilgilerdir.” şeklinde konuştu.
Tanı Sürecinde Teknik Emeğin Önemi
Tanı sürecinin arka planına dair bilgi veren Yılmaz, “Vücudun her bölgesinden örnekler gelir. Makroskopik değerlendirme yaparak hastalıklı kısımlardan parçalar alıyoruz. Patolojide, teknisyenlerin katkısı son derece önemlidir. Doku parçaları mikrotomda kesilip boyanarak, değerlendirmeye hazır hale getiriliyor.” dedi.
Gelecekte Kanserin Korkulan Hastalık Olmaktan Çıkması
Günümüzde "nokta atışı" tedavi yöntemlerinin önemini vurgulayan Prof. Dr. Yılmaz, “Kanser tedavisinde patolojinin rolü büyüktür. Kolon kanseri örneğinde, hücrelerin kanserleşme sürecini genetik olarak tespit etmek mümkün. Bu sayede hastalar, erken aşamalarda tedaviye yönlendiriliyor.” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, “Nokta atışı tedaviler günümüzde yaygınlaşmakta. Belki de ilerleyen zamanlarda kanser, korkulan bir hastalık olmaktan çıkacak. Hastaların uzun süre yaşayabilmesi için yeni tedavi yöntemleri geliştirilmektedir.” şeklinde sözlerini tamamladı.