Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü kapsamında gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısında, toplumda sağlıklı yaşam bilincinin artırılması ve tütün kullanımının zararları hakkında bilgiler sundu. Uzm. Dr. Yalçın, "Sigara ve tütün ürünleri kullanımı, akciğer hastalıkları, KOAH (kronik obstrüktif akciğer hastalığı) ile kanser gelişme riskini artırmaktadır. Akciğer kanseri, basit bir solunum yolu hastalığı değildir. Bu nedenle, risk faktörlerinden kaçınmak, düzenli sağlık kontrollerini yaptırmak ve herhangi bir belirti görüldüğünde hemen doktora başvurmak büyük önem taşır" şeklinde konuştu.
Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, sigara ve tütün ürünlerinin sadece akciğer kanserine değil, aynı zamanda KOAH gibi kronik hastalıklara da zemin hazırladığını belirtti. "Akciğer kanseri ve KOAH, genellikle erken dönemlerde belirti vermeden ilerleyen ve geç tanı konulduğunda yaşam kalitesini ve süresini olumsuz etkileyen hastalıklardır. Uzun süren öksürük, nefes darlığı, balgamda kan, göğüs ağrısı ve istemsiz kilo kaybı gibi belirtiler ciddiye alınmalıdır. Sigara kullanan bireylerin düzenli sağlık kontrollerini aksatmamaları oldukça önemlidir. Sigaranın bırakılması, kanser riskini azaltmakta ve KOAH’ın ilerlemesini yavaşlatmaktadır. Erken teşhis, her iki hastalıkta da tedavi başarısını belirleyen en önemli faktördür" dedi.
Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, "Akciğer dokusundaki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkan akciğer kanseri, dünyada en sık görülen ve en çok ölüme yol açan kanser türleri arasında yer alıyor. Erken evrede genellikle belirti vermediğinden, tanı çoğu zaman geç konulmaktadır. Sigara ve tütün ürünleri kullanımı, hava kirliliği ve asbest gibi zararlı maddelere maruz kalma, genetik yatkınlık gibi faktörler hastalığın risklerini artırmaktadır. Özellikle sigara içenlerde uzun süren öksürük, balgamda kan, göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. Unutulmamalıdır ki, erken teşhis tedavi başarısını artırmaktadır. Hastalığın evresine ve hastanın genel durumuna göre cerrahi müdahale, kemoterapi, radyoterapi, hedefe yönelik ilaçlar ve immünoterapiler uygulanabilmektedir. Son yıllarda immünoterapinin umut verici sonuçlar verdiği bilinmektedir" diyerek sözlerini tamamladı.