Tezcan, Türkiye’de seçim güvenliğinin en büyük sorun haline geldiğini ifade ederken, 2007 seçimlerinde güvenin yüzde 70, 2011'de yüzde 57, 2015'te ise yüzde 48'e düştüğünü aktardı. Özellikle Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) güven kaybında önemli bir rol oynadığını vurguladı.
Seçim Sürecinde Yaşanan Sorunlar
Tezcan, iktidarın otoriterleşen yapısının seçim güvenliğini tehdit ettiğini belirtti. YSK'nın, anayasanın 79. maddesine uygun olarak seçimleri adil bir şekilde yürütme görevini yerine getiremediğini ifade etti. Ayrıca, Adana'daki miting alanı tartışmasını hatırlatarak, YSK'nın kararlarının yetersiz olduğunu vurguladı.
Tezcan, seçimlerin bağımsız ve tarafsız bir şekilde yürütülmediğini, bu nedenle siyasi partilerin ve seçmenlerin sürece aktif müdahale etmesi gerektiğini ifade etti. Seçim güvenliğinin sağlanması için oy kullanma sürecinin her aşamasında dikkatli olunması gerektiğini dile getirdi.
Elektronik Sistemlerin Güvenliği
Tezcan, seçimde kullanılan elektronik sistemlerin güvenli olmadığına dikkat çekerek, bu sistemlerin hileye açık olduğunu belirtti. YSK'nın bu konuda etkili önlemler alması gerektiğini, aksi takdirde seçim sürecinin güvenliğinin tehlikeye gireceğini ifade etti.
Tezcan, YSK'nın verileri siyasi partilerle paylaşma konusunda endişelerinin olduğunu ve bu endişelerin giderilmesi için dört önlem önerdi. Bu önlemler arasında oy torbalarının taşıma sürecinde siyasi parti temsilcilerinin yer alması ve sandık sonuçlarının denetlenmesi gibi adımlar yer aldı. Tezcan, bu önlemler alınmadığı sürece YSK'nın güvenilirliğini artırmasının mümkün olmadığını belirtti.
