Nilüfer Belediyesi tarafından gerçekleştirilen Koza Buluşmaları, edebiyat dünyasının önde gelen isimlerini okurlarla buluşturmaya devam ediyor. Bu ayki etkinlik, Koza Kütüphane'de Hakan Akdoğan'ın moderatörlüğünde yapıldı ve çağdaş Türk edebiyatının sevilen yazarlarından Seray Şahiner'in katılımıyla gerçekleşti. "Suskunluğun Aile Albümü: Vatan Millet Samatya" başlıklı söyleşide, Şahiner, edebiyata olan bakış açısını, yazarlık serüvenini ve son romanının yazım sürecini katılımcılarla paylaştı. Etkinliğe Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Furkan Yavuz ve çok sayıda edebiyatsever katıldı.
Seray Şahiner, konuşmasına Bursa ile olan kişisel bağlantısına atıfta bulunarak başladı. 41 yıl önce Zübeyde Hanım Doğumevi’nde dünyaya geldiğini belirten Şahiner, doğduğu kente bir yazar olarak geri dönmenin mutluluğunu yaşadığını ifade etti. Çocukluk anılarından birini paylaşan yazar, şu sözleri dile getirdi:
"Karakterin yolculuğu başladığı yere döner. Bu süreçte bir şeyler öğrenmiş olur. Annem, doğduğum hastanenin ilk çocuğu olduğumu, ayak izimin alınıp duvara asıldığını anlattı. Hatta 'Bu insanlık için küçük, dünya için büyük bir adım' denildiğine beni inandırdı. 13 yaşına geldiğimde bunun aslında bir şaka olduğunu öğrendim. Ancak o yaşa kadar bu his bana oldukça iyi gelmişti."
Son romanı "Vatan Millet Samatya" üzerinden Türkiye’nin yakın tarihine ve toplumsal yapıdaki değişimlere değinen Şahiner, romanın 1970’lerden 1993 yılına kadar uzanan bir İstanbul hikayesini anlattığını açıkladı. Kitaptaki karakterlerin geliştirilmesinde dönemin siyasi atmosferi ve medyadan faydalandığını vurguladı.
Mizahın Rolü
Yazımında mizah unsurlarına da yer verdiğini belirten Şahiner, mizahı zorluklarla baş etmede bir savunma mekanizması olarak gördüğünü ifade etti. Mutsuzluk propagandasının hızla yayıldığı günümüzde mizahın önemine dikkat çeken yazar, "Mizah hem silah hem ateşkes. Kriz anlarında gülmek zorunda kalıyoruz. Bu, neşeli olduğumuzdan değil, bazen öfkeli olduğumuzdan kaynaklanıyor. O kasvet hali insanı içten içe örseliyor" değerlendirmesinde bulundu.
Gazetecilik geçmişinin romanlarındaki diyalog yapısını güçlendirdiğini belirten Şahiner, insanların doğal konuşma ritmini yakalamak için yaptığı gözlemleri aktardı. Röportajlarında insanların nerelerde duraksadığını analiz ettiğini vurgulayan yazar, "Karakter benden ne kadar uzaksa, o kadar iyi bir yazara dönüşüyorum. Onları konuştururken bildiklerimi sadece benim bilmem, karakterlere büyük laflar ettirmemem gerekiyor" şeklinde ifade etti.
Söyleşinin sonunda katılımcılardan gelen soruları yanıtlayan Seray Şahiner, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Furkan Yavuz'dan günün anısına hediye aldı. Yazar, okurlarına kitaplarını da imzaladı.