Belgeselde, o gece Siirt Valisi Mustafa Tutulmaz’ın, darbe girişiminin ilk anlarından itibaren emniyet, adli makamlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla sağladığı koordinasyon detaylı bir şekilde anlatıldı. Vali, güvenlik tedbirlerini artırarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlara yaptığı çağrının ardından binlerce vatandaşın valilik önünde toplanmasını sağladı. Belgeselde ayrıca, darbe gecesi Siirt 3. Komando Tugay Komutanlığı’ndan çıkan 22 zırhlı aracın Valilik önüne gelerek alanı kontrol altına alma çabaları ve vatandaşların bu askeri araçların ilerleyişini engellemek için yollarda barikat kurma anları sergilendi. Zırhlı araçlardan havaya ateş açılmasına rağmen, vatandaşların Valilik önünden ayrılmayarak demokrasi nöbetini sürdürdüğü vurgulandı.
Belgeselde, dönemin Vali’si Mustafa Tutulmaz ile darbeci askerler arasında yaşanan görüşmelere de yer verildi. Vatandaşların "Asker de bizim, polis de bizim" çağrıları, muhtemel bir çatışmanın önlenmesine yardımcı olurken, darbeci askerlerin kışlalarına geri dönmesini sağladı. Yapımda, darbe girişiminin ardından başlatılan adli süreçler de ele alındı. Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında çok sayıda askeri personel hakkında işlem yapıldığı ve darbe girişiminde aktif rol alan askerlerin tutuklandığı bilgisi paylaşıldı. Belgeselde, darbecilere karşı araçlarıyla barikat kuran Sabahattin Güloğlu, zırhlı aracın önüne yatarak direnişin simgelerinden biri haline gelen Dilaver Batur ile Türk bayrağı açarak vatandaşları Valilik önüne çağıran Hüseyin Çivi’nin tanıklıkları da yer aldı.
Resmi belgeler, mahkeme kayıtları ve tanık anlatımlarına dayanan belgesel, Siirt’te 15 Temmuz gecesi yaşanan direnişi kronolojik olarak ele alırken, vatandaşların demokrasiye ve milli iradeye sahip çıkma mücadelesini gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyor.