Sivas'taki Uzmanlar, Parkinson Hastalığında Erken Teşhis İçin Farkındalık Oluşturuyor

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nden Dr. Songül Bavli, Parkinson hastalığında erken teşhisin önemine dikkat çekerek, Türkiye'de yaklaşık 150 bin Parkinson hastası bulunduğunu ve her yıl 10 bin yeni tanı konduğunu açıkladı.

Sivas'taki Uzmanlar, Parkinson Hastalığında Erken Teşhis İçin Farkındalık Oluşturuyor
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nden Dr. Songül Bavli, Parkinson hastalığında erken teşhisin önemine dikkat çekerek, Türkiye'de yaklaşık 150 bin Parkinson hastası bulunduğunu ve her yıl 10 bin yeni tanı konduğunu açıkladı.

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Songül Bavli, 11 Nisan Dünya Parkinson Hastalığı Günü kapsamında önemli bilgiler sundu. 1817 yılında hastalığı tanımlayan James Parkinson’un doğum gününde, hastalığın bilinirliğini artırmak ve hastaların yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla bu günün farkındalık günü olarak kabul edildiğini vurguladı. Parkinson hastalığı, beyinde dopamin üreten hücrelerin kaybı sonucu gelişen ilerleyici ve kronik bir sinir sistemi hastalığıdır. Alzaymırdan sonra en sık görülen nörodejeneratif hastalık olarak öne çıkmaktadır. Türkiye'de yaklaşık 150 bin Parkinson hastası bulunduğunu belirten Bavli, her yıl ortalama 10 bin kişiye yeni tanı konulduğunu ifade etti.

Genç Yaşlarda Görülebilir

Parkinson hastalığının genellikle 60 yaş ve üzeri bireylerde ortaya çıktığını ancak genç yaşlarda da görülebileceğini belirten Bavli, özellikle genetik vakalarda hastalığın erken yaşta görülme olasılığının var olduğunu dile getirdi. Genetik faktörlerin Parkinson üzerinde etkili olduğunu ancak vakaların yalnızca yüzde 10-15’inde genetik geçiş bulunduğunu açıkladı.

Farklı Belirtiler Ortaya Çıkabilir

Parkinson hastalığının en temel nedeninin beyindeki dopamin hücrelerinin kaybı olduğunu belirten Bavli, bu kaybın hareketlerde yavaşlama, titreme ve kas sertliği gibi belirtilere yol açtığını ifade etti. Hastalığın ilerleyen süreçlerinde denge kaybı, konuşma bozuklukları, duygusal değişiklikler ve koku alma problemleri de görülebilir.

En Yaygın Belirtisi Titreme

Parkinson hastalığının en yaygın belirtisinin tek taraflı titreme olduğunu belirten Bavli, her hastada titreme görülmeyeceğini, bazı hastaların kas sertliği ve hareketlerde yavaşlama şikayetleriyle başvurduklarını söyledi. Unutkanlık konusuna da değinen Bavli, hastalığın ilerleyen evrelerinde demansa kadar gidebilen sorunların ortaya çıkabileceğini ancak bu durumun her hastada görülmediğini vurguladı.

Korunma Yöntemleri

Parkinson hastalığından korunmanın kesin bir yolu olmadığını belirten Bavli, düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, zihinsel aktivite ve sosyal yaşamın önemine dikkat çekti. Ayrıca, toksik kimyasallardan uzak durulması ve işlenmiş gıdalardan kaçınılmasının riskleri azaltabileceğini ifade etti. Kahve tüketiminin de kısmen koruyucu olabileceğini dile getirdi. Günümüzde Parkinson’u tamamen iyileştiren bir tedavi bulunmadığını, ancak ilaçlar ve ileri tedavi yöntemleriyle hastaların yaşam kalitelerinin artırılabildiğini söyledi. Özellikle düzenli yaşam alışkanlıklarının önemine vurgu yaptı.

Moral Desteği Önemli

Hasta yakınlarının tedavi sürecindeki rolüne de dikkat çeken Bavli, ilaç takibi, beslenme desteği ve moral desteğinin hastalar için büyük önem taşıdığını belirtti. Parkinson ile ilgili toplumda yanlış bilinenlere de değinen Bavli, hastalığın yalnızca yaşlılarda görülmediğini, her titremenin Parkinson anlamına gelmediğini ve hastaların mutlaka yatağa bağımlı hale geleceği düşüncesinin doğru olmadığını ifade etti. Sivas’ta Parkinson hastalarına yönelik tanı ve tedavi imkânlarının sunulduğunu belirten Bavli, ilaç tedavilerinin yanı sıra ileri cihaz destekli yöntemlerin de uygulandığını söyledi. Parkinson hastalarına umut veren Bavli, "Parkinson bir son değildir. Hareket özgürlük getirir" mesajını verdi.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin