2026 yılının yağış açısından beklentilerin üzerinde geçtiğini ifade eden Konya Teknik Üniversitesi Obruk Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fetullah Arık, Konya Havzası’nda son altı aylık dönemde metrekareye yaklaşık 450 milimetre yağış düştüğünü, bunun uzun yıllar ortalamasının yaklaşık yüzde 50 üzerinde olduğunu söyledi. Prof. Dr. Fetullah Arık, "2026 yılı beklentimizin ötesinde oldukça iyi gidiyor. Yağışlar da uzun yıllar ortalamasının bir hayli üzerinde. 450 mm civarında yağış aldık son 6 aylık periyot içerisinde. Bu önemli çünkü Konya Havzasında genel olarak 332 mm seviyesindeyken, onun neredeyse yüzde 50 fazlası yağmış oldu bu yıl. Geçtiğimiz yıla oranla bakıldığı zaman geçtiğimiz yıl belki son 50 yılın kurak dönemini yaşadık. Bu yıl da son 60 yılın en yağışlı dönemini yaşıyoruz. Bu aslında yeraltı sularımız açısından da çevrede yaşayan çiftçilerimiz açısından da iyi haber. Bunun böyle devam etmesini temenni ediyoruz. Tabii yeraltı sularıyla ilgili durumu değerlendirecek olursak bölgede yeraltı su seviyesi maalesef yine düşmeye devam ediyor. Ancak bu yılki yağışların şöyle bir katkısı oldu; özellikle buğday, arpa gibi ürünlerde sulamaları azaltmış olduk. Böylece yeraltı seviyesindeki düşümler geçtiğimiz yıllardaki gibi çok hızlı değil, biraz daha yavaşlamış oldu. Yağışlı dönemin bir süre daha devam etmesi halinde durumun dengeleneceğini öngörüyoruz" dedi.
"Yeraltı seviyesi düşmeye devam ediyor"
Yeraltı su kaynaklarına tarımsal su kullanımının çok daha büyük etkisi olduğunun ortaya çıktığına dikkat çeken Fetullah Arık, "Yeraltı sularımız aslında Konya’ya baktığımız zaman Konya Kapalı Havzası olarak tanımlıyoruz, kapalı havza Konya, Karaman, Aksaray ve Niğde’nin önemli bir bölümünü kapsıyor. Konya havzasının kuzey bölgeleri biraz daha dağlık alanlara karşılık geliyor ve buralarda yeraltı suyu akış yönleri genellikle daha düşük kotlara doğru. Özellikle havza genelinde Tuz Gölü’ne doğru bir akış söz konusu. Konya’nın kuzey bölgelerinde yeraltı su seviyesinin daha ciddi bir şekilde düştüğünü görüyoruz. Özellikle Sakarya Havzasına giren bölgelere baktığımız zaman burada bazı kuyular daha derin açılmasına rağmen su ile karşılaşılamıyor. Konya içerisindeki kapalı havza içerisindeki Altınekin, Cihanbeyli havzasında da benzer durumlar izleniyor. Ancak havza geneline bakıldığı zaman zaten yeraltı seviyesi düşmeye devam ediyor. Böyle lokal olarak alt havzaların bazılarında yeraltı suyu karakteristikleri biraz daha farklı. Özellikle yeraltı suyunun yoğun kullanıldığı Çumra, Karapınar havzasında uzun yıllar ortalamalarına baktığımız zaman kuraklığın etkisi var ama tarımsal su kullanımının çok daha büyük etkisi olduğu ortaya çıkıyor. O nedenle bu bölge içerisinde tarımsal faaliyetlerinin kuraklık ve meteorolojik olarak meydana gelmiş olan yağışlardan daha etkili olduğunu görüyoruz" şeklinde konuştu.
"Kuzey bölgelerine bakıldığı zaman derinlik 400-450 metre seviyelerinde"
Konya’da kuzey bölgelerine bakıldığı zaman yeraltı su seviyelerin 400-450 metre seviyelerine geldiğine değinen Arık, "Şu anda güncel olarak açılan yeraltı suyu üretim kuyuları özellikle Konya’nın kuzey bölgelerine bakıldığı zaman gerçekten oldukça derin 400-450 metre seviyelerinde. Buradan daha derin kuyu açıp da su üretmek de çok mantıklı değil zaten. O yüzden şimdi bu seviyeler test ediliyor. Ancak bazılarında maalesef yine suya rastlanamıyor. Bölgedeki yeraltı suyunun durumuna baktığımız zaman giderek negatif yönde bir seyir izliyor. Bu yıl biraz umutluyuz ama gerçekten uzun yıllar böyle devam etmesi gerekiyor ki, yeraltındaki suyunun eksikliği telafi edilebilsin. O nedenle bizim bölgede dışarıdan gelen herhangi bir akarsu olmadığı için şu ana kadar havzaya dışarıdan su aktarım projeleri de gerçekleşmediği için mevcut suyu tasarruflu kullanma durumumuz var. Bölgedeki hem tarımsal üretimle ilgili olarak yapılan hem hayvancılıkla ilgili olarak yapılan su tüketiminin biraz daha tasarruflu olarak yapılması suyun geleceğe taşınabilmesi açısından son derece önemli görüyoruz" diye konuştu.