Süleyman Soylu, Zürih’teki İftar Programında Gelecek Nesiller İçin Terörsüz Türkiye Sözü Verdi.

Süleyman Soylu, Zürih'te düzenlenen iftar programında Türkiye'nin geleceği için terör tehdidi olmadan bir ülke bırakacaklarını belirtti. Soylu, ekonomik ve kültürel mücadeleye de dikkat çekerek, gençlere güçlü bir Türkiye bırakma kararlılığını vurguladı.

Süleyman Soylu, Zürih’teki İftar Programında Gelecek Nesiller İçin Terörsüz Türkiye Sözü Verdi.
Süleyman Soylu, Zürih'te düzenlenen iftar programında Türkiye'nin geleceği için terör tehdidi olmadan bir ülke bırakacaklarını belirtti. Soylu, ekonomik ve kültürel mücadeleye de dikkat çekerek, gençlere güçlü bir Türkiye bırakma kararlılığını vurguladı.

AK Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu, İsviçre Türk Toplumu’nun (İTT) Zürih’te gerçekleştirdiği iftar programında önemli mesajlar verdi. Programda, Türkiye’nin Bern Büyükelçisi Şebnem İncesu, Zürih Başkonsolosu Fazlı Corman, İTT Genel Başkanı Suat Şahin ve birçok Türk STK temsilcisi de yer aldı. İftar programına katılan Soylu, konuşmasına Ramazan ayının önemini vurgulayarak başladı. Ramazan’ı yalnızca bir ibadet dönemi olarak değil, aynı zamanda bir medeniyet anlayışı olarak tanımladı. İftarın "gökyüzü sofrası" olduğunu belirten Soylu, bu ayın toplumu bir arada tutan değerler taşıdığını ifade etti.

Soylu, konuşmasında dünya genelinde ciddi bir güç kayması yaşandığını kaydetti. 20 yıl önceki dünya ile günümüzdeki durumun farklılaştığını belirten Soylu, küresel üretimin büyük bir kısmının G7 ülkelerinde olduğu dönemin geride kaldığını, günümüzde ise üretim ve teknolojinin Çin’in eline geçtiğini vurguladı. Patent üretimi ve sanayi kapasitesindeki değişimlerin yanı sıra Avrupa’nın yaşlanan nüfusu ve düşük büyüme oranları hakkında da bilgi verdi. Bu durumun Batı’nın egemenliğini kaybetmesine yol açacağını belirtti.

Süleyman Soylu, küresel borç yüküne dikkat çekerek, ABD’nin kamu borcunun 38 trilyon dolara ulaştığını, Avrupa’da ise borç oranlarının milli gelire göre yüksek seyrettiğini ifade etti. Küresel üretimde Çin’in artan payına ve teknolojik üretimde yeni merkezlerin oluşmasına dikkat çeken Soylu, dünya ekonomisinde ciddi değişimlerin yaşandığını belirtti. Türkiye’nin borçluluk oranının diğer ülkelere göre daha düşük olduğunu vurgulayarak, ekonomik istikrarın önemine değindi.

Soylu, yalnızca ekonomik değil, kültürel bir mücadele içerisinde olduklarını da belirtti. Aile yapısının, komşuluk ilişkilerinin ve toplumsal değerlerin zayıflatılmasına yönelik bir küresel baskı olduğunu ifade etti. Avrupa’daki Türk toplumuna seslenerek, "Binlerce kilometre uzakta Anadolu’nun vicdanını ve muhabbetini yaşatıyorsunuz" dedi.

Süleyman Soylu, Türkiye’nin Suriye politikasına da özel bir vurgu yaparak, sınır hattında terör devleti oluşmasına izin vermeyeceklerini belirtti. Bu mücadelenin seçim hesapları için verilmediğini söyleyen Soylu, atılan adımların gelecek kuşakların güvenliği için olduğunu ifade etti. Türkiye’nin Suriye’deki duruşunu insani bir yaklaşım olarak tanımlayarak, "Biz oraya sömürmek için değil, kardeşlik için gittik" dedi.

Konuşmasının güvenlik bölümünde en net mesajını veren Soylu, terörle mücadelede gelinen noktaya dikkat çekerek, "Hiçbir endişem yok. Gelecek nesillerimize bölünme tehdidi altındaki bir ülke bırakmayacağız. Terörsüz Türkiye’yi inşa edeceğiz" ifadelerini kullandı. Ayrıca bu süreçte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin tecrübe ve devlet aklına güvendiğini de sözlerine ekledi.

Son olarak, gençlere seslenen Soylu, Türkiye’nin darbeler, terör saldırıları ve bölgesel krizlere rağmen istikametini koruduğunu vurgulayarak, "Bu ülkenin başarısı hepimizin başarısıdır" dedi. Gelecek kuşaklara güçlü ve güvenli bir Türkiye bırakma kararlılığını yineleyerek, Zürih’teki temasları kapsamında İsviçre Türk Toplumu ve UID İsviçre Bölge Başkanlığı’nı ziyaret etti. Avrupa’nın farklı bölgelerinde yaşayan Türk vatandaşları ile bir araya gelerek, toplumsal dayanışmanın önemini vurguladı.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin