Galibaf, İran basınına verdiği röportajda, Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik tartışmalarına da değindi. "Bunlar bizim karasularımızdır. ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı askerileştirdiğini iddia ederek tartışma veya safsata üretmesine izin vermeyeceğiz" şeklinde konuştu. Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemini vurgulayan Galibaf, bu bölgenin son savaş sırasında İran için büyük bir avantaj sağladığını belirtti. Ayrıca, ABD ile varılan mutabakat zaptında Hürmüz Boğazı’nın yönetimi için Umman ile diyalog kurulacağına dair bir maddenin bulunduğunu hatırlattı ve İran ile Umman arasında yasal konularda anlaşmaya varıldığını açıkladı.
Ön Şartlar ve Uygulama Süreci
Galibaf, ABD ile yapılan mutabakatın uygulanma sürecinde belirlenen ön şartları da anımsattı. Savaşın sona erdirilmesi, Lübnan’ın bağımsızlığının sağlanması, İran’a yönelik yasadışı deniz ablukasının kaldırılması, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve İran’ın petrol ihracatının güvence altına alınması gibi şartların yerine getirilmesi gerektiğini ifade etti. "Anlaşmanın 5 hükmü net olarak uygulanana kadar, İran geri kalan hükümleri uygulamanın bir sonraki aşamasına geçmeyecektir" dedi.
Müzakere Sürecinin Önemi
ABD ile İran arasındaki müzakere sürecini "stratejik bir adım" olarak değerlendiren Galibaf, müzakerelerin bir mücadele yöntemi olduğunu belirtti. Askeri gücün, diplomasi için gerekli bir destek sağladığını ifade eden Galibaf, "Savaş alanı ve diplomasi aynı makasın iki bıçağıdır" yorumunu yaptı. Bölgesel anlaşmaların ülkenin haysiyetini ve caydırıcılığını koruması şartıyla kabul edilebileceğini vurguladı. Ayrıca, ABD ablukasının planlanandan erken kaldırılmasının, İran’ın savaş kabiliyetlerinin ve diplomasinin gücünün kanıtı olduğunu söyledi. Galibaf, ablukanın kaldırılmasından sonra ülkesinin petrol ihracatında önemli bir artış yaşandığını ifade etti.
Güçlü İç Kapasite
Müzakere süreçlerine ve uluslararası garantilere tamamen güvenmediklerinin altını çizen Galibaf, "Güçlü iç kapasite ve sahadaki sağlam konum, ülkemiz için tek garantiyi oluşturmaktadır" şeklinde konuştu. Bu bağlamda, İran’ın füze programı ve askeri kapasitesinin müzakere edilemeyecek kadar önemli olduğunu belirtti. Uranyum zenginleştirmenin İran için "meşru ve vazgeçilmez bir hak" olduğunu da vurguladı.
ABD’ye Uyarı
Galibaf, ABD ile varılan mutabakatın ilk hükmü olan "savaşın sona erdirilmesi" şartının ihlal edilmesi durumunda İran’ın buna uygun şekilde yanıt vereceği uyarısında bulundu. "Hedeflerimize ulaşmak için müzakere ediyoruz. Ancak mantığın dilinin ve mutabakat metninin etkisiz kaldığı durumda, gücün dili devreye girer" dedi.