Güneydoğu Asya'nın önemli ülkelerinden biri olan Tayland'da, petrol krizinin etkileri derinleşmeye başladı. Orta Doğu'daki savaşlar nedeniyle yükselen akaryakıt fiyatları, Tayland hükümetinin uyguladığı 6 bahtlık zamla birlikte daha da belirgin hale geldi. Bu durum, sürücülerin akaryakıt istasyonlarına akın etmesine yol açtı. Başkent Bangkok ve çevresindeki istasyonlarda kilometrelerce uzayan araç kuyrukları dikkat çekti. Sürücüler, yüksek sıcaklık altında saatlerce beklemek zorunda kaldı. Bazı istasyonlarda yakıtın kısa sürede tükenmesi nedeniyle satışlar durdurulmuş durumda.
Akaryakıt krizinin etkileri, ulaşım sektöründe de kendini göstermeye başladı. Bangkok'taki Suvarnabhumi Havalimanı'nda hizmet veren taksilerin büyük çoğunluğu, yakıt bulamama riski nedeniyle seferlerini azalttı ya da tamamen durdurdu. Havalimanına kayıtlı 5 binden fazla taksinin yarısından fazlasının aktif olmadığı bildirildi. Uzun mesafeli seferlerden kaçınılması, sürücülerin yaşadığı sıkıntıları artırdı.
Üretim Sektöründe Olumsuz Etkiler
Tayland genelinde devam eden akaryakıt krizi, tarım, hayvancılık ve gıda sektörlerini de olumsuz yönde etkiliyor. Birçok tarım kooperatifi ve sivil toplum kuruluşu, üreticilerin yaşadığı sıkıntıları dile getiriyor. Tarım sektöründe üretim yavaşlamaya başlarken, gıda sektörünün önemli bir parçası olan balıkçılıkta da kriz yaşanıyor. Balıkçılık sektörü temsilcileri, artan maliyetler nedeniyle teknelerin limandan ayrılamadığını belirtiyor. Destek sağlanmaması durumunda sektörün durma noktasına gelebileceği uyarısında bulunuyorlar. Tayland hükümeti ise çiftçilere destek olmak amacıyla piyasanın üzerinde fiyatla pirinç alımını ve gübre sübvansiyonunu devreye soktu. Ancak uzmanlar, akaryakıt fiyatlarındaki artışın ulaşım ve üretim maliyetleri üzerinde geniş çaplı ekonomik baskı oluşturabileceği konusunda uyarıyorlar.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, yaşanan bu gelişmeleri küresel gıda sistemleri açısından ciddi bir risk olarak değerlendiriyor. Dünya Gıda Programı ise krizin uzaması halinde dünya genelinde gıda güvensizliği yaşayan kişi sayısının rekor seviyelere ulaşabileceği uyarısında bulunuyor.
