Basın toplantısında Netanyahu, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü askeri operasyonların başarılı olduğunu savundu. İran’ın nükleer silah edinmesini engellemenin kendisi için bir misyon olduğunu belirten Netanyahu, "Anlaşma olsun ya da olmasın, İran nükleer silaha sahip olmayacak" dedi. Bu iddiasını ise, İsrail’in bu süreçteki kararlılığına bağladı.
Netanyahu, İran’ın nükleer programının bir tehdit oluşturduğunu vurgulayarak, Amerikalı dostlarıyla birlikte bu tehdidi ortadan kaldırdıklarını ifade etti. Ayrıca, İran’a ait askeri ve nükleer tesislerin imha edildiğini, donanma ve hava kuvvetlerinin yok edildiğini belirtti. Netanyahu, "İran ekonomisine yüz milyarlarca dolarlık zarar verdik. İsrail nüfusunu tehdit eden unsurları ortadan kaldırdık" dedi.
Güvenlik tedbirleri kapsamında Gazze, Lübnan ve Suriye'de "güvenlik bölgeleri" oluşturduklarını dile getiren Netanyahu, bu bölgelerde kalacaklarını belirtti. Bu durumun, İsrail’in güvenliğini sağlamak adına gerekli olduğunu kaydetti.
Netanyahu, ABD ile olan ilişkilerine de değinerek, İran veya Lübnan’a karşı tek başına bir saldırı düzenleme izninin olup olmadığını açıklamaktan kaçındı. Ancak, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmelerde İsrail’in çıkarlarını savunduğunu ifade etti. "Çoğu zaman aynı görüşte olsak da, bazen görüş ayrılıkları da yaşanıyor. İsrail’in güvenlik çıkarlarından ben sorumluyum" şeklinde konuştu.