Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Karşıyaka Mahallesi’nde 21 Haziran günü meydana gelen istinat duvarı çökmesi ile ilgili TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Trabzon Şubesi tarafından hazırlanan teknik değerlendirme kamuoyuyla paylaşıldı. Bu durum, il genelindeki diğer büyük ölçekli taş istinat duvarlarının da risk altında olabileceğini ortaya koyuyor.
İlk incelemelerde, yaklaşık 12 metre yüksekliğindeki taş istinat duvarının çökmesine neden olan etkenlerin yalnızca bir tanesi ile sınırlı kalmadığı; malzeme kalitesi, drenaj sistemi, proje hataları ve denetim eksiklikleri gibi birçok mühendislik kusurunun bir araya gelmesi sonucu meydana geldiği değerlendirildi. İMO Trabzon Şube Başkanı Mustafa Tiryaki, açıklamasında olay sırasında can kaybı yaşanmamasının sevindirici olduğunu belirtirken, yaşanan durumun benzer yapıların güvenliği açısından önemli uyarılar içerdiğini vurguladı.
Yapılan teknik değerlendirmelerde, duvarın çökmesinin yalnızca yüzeysel bir hasar değil, aynı zamanda yapının taşıyıcı sistemini etkileyen ciddi mühendislik problemleri sonucunda gerçekleştiği ifade edildi. Duvarın inşa sürecinde temel mühendislik prensiplerine yeterince uyulmadığı gözlemlendi. Kullanılan çimento harcının yeterli mukavemeti sağlayamadığı, bu durumun taş blokların birlikte çalışmasını olumsuz etkilediği belirtilerek, zamanla taşların ayrıştığı ve duvarın bütüncül yapısının bozulduğu ifade edildi.
Drenaj Sistemi Sorunları
Mustafa Tiryaki, göçmenin en önemli sebeplerinden birinin yetersiz drenaj sistemi olduğunu kaydetti. Trabzon gibi yoğun yağış alan bir bölgede, istinat duvarlarının arkasında biriken suyun kontrollü şekilde tahliye edilmesinin zaruriyetine dikkat çekti. Mevcut yapıda bulunan "barbakan" adı verilen tahliye deliklerinin işlevini yerine getiremediği belirtildi. Yanlış dolgu malzemesi kullanımı, bu deliklerin tıkanmasına ve suyun tahliye edilmesinin engellenmesine yol açtı.
İMO Trabzon Şubesi’nin değerlendirmesinde, yalnızca malzeme kalitesi ve drenaj sistemi değil, yapının geometrik tasarımı ile ilgili de önemli tespitler yapıldı. Yaklaşık 12 metre yüksekliğindeki bir taş istinat duvarının, geoteknik mühendisliği esaslarına uygun olarak daha geniş bir temel oturumuna sahip olması gerektiği ifade edildi. Ancak yapılan arazi incelemelerinde mevcut duvarın kesit boyutlarının gerekli asgari mühendislik kriterlerini karşılamadığı gözlemlendi.
Gelecek İçin Önlemler
Yapılan incelemeler, bu tür yapılar için teknik denetim mekanizmalarının yetersiz kaldığını ortaya koydu. Mevcut taş istinat duvarının üst kotu hizasından başlayan imar yolu, taşıdığı araç trafiği nedeniyle yapıya ek yükler getirmektedir. Bu yüklerin, duvarın statik ve stabilite hesaplarında dikkate alınması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, yol yüzey sularının duvara sızmasını önlemek için gerekli altyapı ve drenaj sistemlerinin oluşturulması zorunludur. Saha incelemeleri esnasında yol imalatı sırasında herhangi bir drenaj altyapısının kurulmadığı tespit edildi. Bu eksiklik, zemin arkasındaki hidrostatik basıncı artırarak istinat yapısına gelen aktif toprak itkisini kritik seviyelere ulaştıran önemli unsurlardan biri olarak değerlendirildi.
Bu tür yapısal risklerin önüne geçmek için, ilgili idarelerin acilen durum tespiti yapması ve yüksek riskli bölgelerdeki mühendislik faaliyetlerinin daha titiz bir şekilde yürütülmesi gerektiği ifade edildi. Mühendislik standartlarından uzak, denetimsiz ve kalitesiz malzemelerle inşa edilen yapılar, şehirler ve vatandaşlar için ciddi tehditler oluşturmaktadır. Taş istinat duvarları, zemin itkisini kendi ağırlıklarıyla taşıyan masif yapılardır. Bu yapıların güvenli bir şekilde hizmet verebilmesi için doğru mühendislik hesaplarına, uygun malzeme seçimine, kesintisiz drenaj yönetimine ve sıkı bir şantiye denetimine ihtiyaç vardır. Riskli bölgelerde yüksek duvar tercihleri yanı sıra farklı destek sistemlerinin hayata geçirilmesi gerekmektedir.