Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ait Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarını paylaştı. Bu verilere göre, Türkiye’nin toplam nüfusu 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 427 bin 224 kişi artış göstererek 86 milyon 92 bin 168 kişiye ulaşmıştır. Nüfusun cinsiyet dağılımı ise erkeklerin yüzde 50,02, kadınların ise yüzde 49,98 oranında olduğunu göstermektedir.
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, Türkiye’de ikamet eden yabancı nüfus, bir önceki yıla göre 38 bin 968 kişi artarak 1 milyon 519 bin 515 kişiye ulaştı. Bu yabancı nüfusun yüzde 49,3’ünü erkekler, yüzde 50,7’sini kadınlar oluşturmaktadır.
Nüfus artış hızı ise binde 5 olarak belirlenmiştir. Yıllık nüfus artış hızı 2024 yılında binde 3,4 iken, 2025 yılında binde 5 olarak kaydedilmiştir.
İl ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı 2024 yılında yüzde 93,4 iken, 2025 yılında bu oran yüzde 93,6’ya yükselmiştir. Beldelerde ve köylerde yaşayanların oranı ise yüzde 6,6’dan yüzde 6,4’e düşmüştür.
Türkiye’nin nüfusunun yüzde 67,5’inin yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde yaşadığı tespit edilmiştir. Mekânsal Adres Kayıt Sistemi’nin (MAKS) kullanılmaya başlanması ile birlikte, "yoğun kent, orta yoğun kent ve kır" ayrımında yeni bir sınıflama yapılmıştır.
Türkiye’de 2024 yılında 40 ilin nüfusunda azalma görülürken, 2025 yılında 33 ilin nüfusunun azaldığı kaydedilmiştir.
İstanbul’un nüfusu, bir önceki yıla göre 52 bin 451 kişi artarak 15 milyon 754 bin 53 kişiye ulaşmıştır. Türkiye nüfusunun yüzde 18,3’ünü barındıran İstanbul’u, 5 milyon 910 bin 320 kişi ile Ankara, 4 milyon 504 bin 185 kişi ile İzmir, 3 milyon 263 bin 11 kişi ile Bursa ve 2 milyon 777 bin 677 kişi ile Antalya takip etmektedir.
En az nüfusa sahip il 82 bin 836 kişi ile Bayburt olarak belirlenmiştir. Bayburt’u, 85 bin 83 kişi ile Tunceli, 90 bin 392 kişi ile Ardahan, 138 bin 807 kişi ile Gümüşhane ve 157 bin 363 kişi ile Kilis takip etmektedir.
İlk defa bir ilçenin nüfusu 1 milyonu geçti. İstanbul ili Esenyurt ilçesi, 1 milyon 3 bin 905 kişi ile bu sıralamanın başında yer alırken, 957 bin 792 kişi ile Gaziantep ili Şahinbey ilçesi, 952 bin 198 kişi ile Ankara ili Çankaya ilçesi, 931 bin 722 kişi ile Ankara ili Keçiören ilçesi ve 905 bin 880 kişi ile Gaziantep ili Şehitkamil ilçesi onu takip etmektedir.
Nüfus piramidindeki yapısal değişim devam etmektedir. Türkiye’nin 2007 ve 2025 yılı nüfus piramitleri karşılaştırıldığında, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalma sonucunda yaşlı nüfusun arttığı ve ortanca yaşın yükseldiği görülmektedir.
Türkiye nüfusunun ortanca yaşı 34,9’a yükselmiştir. 2024 yılında 34,4 olan ortanca yaş, 2025 yılında 34,9 olarak belirlenmiştir. Cinsiyet bazında incelendiğinde, erkeklerde ortanca yaş 33,7’den 34,2’ye, kadınlarda ise 35,2’den 35,7’ye yükselmiştir.
Ortanca yaşı en yüksek olan il Sinop, en düşük olan il ise Şanlıurfa’dır. Sinop’un 44 ile en yüksek ortanca yaş değerine sahip olduğu görülmektedir. Sinop’u, 43,5 ile Giresun ve 43,3 ile Kastamonu izlemiştir. Diğer yandan 21,8 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip il olmuştur.
Kadınlarda ve erkeklerde en yüksek ortanca yaşa sahip il Sinop’tur. Erkeklerde 43 ile Sinop en yüksek ortanca yaş değerine sahipken, 21,3 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip il olmuştur. Kadınlarda ise 44,9 ile Sinop en yüksek ortanca yaş değerine sahipken, 22,3 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaş değerine sahip olmaktadır.
Hiç evlenmeyenlerin oranının erkeklerde daha yüksek olduğu belirlenmiştir. 2009 ve 2025 yılları arasında, erkeklerde hiç evlenmeyenlerin oranının kadınlara göre daha fazla olduğu, kadınlarda ise eşi ölenlerin ve boşananların oranının erkeklerden yüksek olduğu tespit edilmiştir. Evlilerin oranı ise her iki cinsiyette de birbirine yakın oranlarda devam etmektedir.
Çalışma çağındaki nüfusun oranı yüzde 68,5 olarak belirlenmiştir. 15-64 yaş aralığındaki nüfusun oranı, 2007 yılında yüzde 66,5 iken 2025 yılında yüzde 68,5’e çıkmıştır. Çocuk yaş grubundaki nüfus oranı ise yüzde 26,4’ten yüzde 20,4’e gerilemiş, 65 ve üzeri yaştaki nüfusun oranı ise yüzde 7,1’den yüzde 11,1’e yükselmiştir.
Toplam yaş bağımlılık oranı azalmıştır. Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk ve yaşlı birey sayısını gösteren toplam yaş bağımlılık oranı, 2024 yılında yüzde 46,1 iken 2025 yılında yüzde 46’ya düşmüştür. Çocuk bağımlılık oranı yüzde 30,6’dan yüzde 29,7’ye gerilerken, yaşlı bağımlılık oranı ise yüzde 15,5’ten yüzde 16,2’ye yükselmiştir. Bu bağlamda, Türkiye’de 2025 yılında, çalışma çağındaki her 100 kişi, 29,7 çocuğa ve 16,2 yaşlıya bakmaktadır.
Türkiye’de kilometrekareye 112 kişi düşerken, İstanbul’da bu rakam 2 bin 943 kişi olarak belirlenmiştir. Nüfus yoğunluğu olarak tanımlanan "bir kilometrekareye düşen kişi sayısı", Türkiye genelinde 112 kişi olurken, İstanbul, kilometrekareye düşen 2 bin 943 kişi ile en yüksek nüfus yoğunluğuna sahip il olarak kaydedilmiştir. İstanbul’u 633 kişi ile Kocaeli ve 395 kişi ile Yalova takip etmektedir.
Nüfus yoğunluğu en az olan il ise Tunceli’dir ve bu ilde kilometrekareye 11 kişi düşmektedir. Tunceli’yi, 19 kişi ile Ardahan, 21 kişi ile Erzincan ve Gümüşhane izlemektedir. Yüz ölçümü büyüklüğünde ise ilk sırada yer alan Konya’nın nüfus yoğunluğu 59 olarak gerçekleşmiştir.