28 Şubat sürecinin 27. yıl dönümünün yaklaşmasıyla birlikte, başörtüsü yasağının yarattığı bireysel mağduriyetler yeniden gündeme geldi. Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bedia Koçakoğlu, bu dönemde yaşadıklarını ve akademik kariyerine uzanan süreci detaylı bir şekilde paylaştı. Koçakoğlu, Selçuk Üniversitesi'nde eğitim aldığı yıllarda başörtüsünü çıkarmak zorunda kaldığını belirtti. Aradan geçen yılların ardından, başörtülü bir akademisyen olarak görev yapmasının kendisi için büyük bir özgürleşme olduğunu ifade etti.
28 Şubat Sürecinin Zorlukları
28 Şubat sürecini "insanın insana yaşattığı bir cehennem" olarak tanımlayan Koçakoğlu, yaşananları yalnızca başörtüsü bağlamında değerlendirmenin eksik olacağını söyledi. Bu süreçte yaşadığı anılardan birini paylaşan Koçakoğlu, Bulgaristan'dan gelen göçmen ailelerle yaşadığı bir olayı anlattı. O dönemde duyduğu bir korkunun, 28 Şubat sürecinde yeniden canlandığını dile getirdi. Koçakoğlu, o yıllarda yaşanan insanlık dışı muameleleri hatırlatarak, başörtüsünün kendisi için taşıdığı anlamı aktardı.
Üniversite Anıları
Selçuk Üniversitesi'nde yaşadığı anılara değinen Koçakoğlu, üniversite girişindeki kırık aynanın başörtülü genç kızların mahcubiyetini simgelediğini ifade etti. O dönem devletin başörtülü öğrencileri tehditle karşılaması ve kampüs alanında polis kovalamacalarının yaşanması, toplumsal bir travmaya neden oldu. Koçakoğlu, bu sürecin devlete kırgın bir nesil oluşturduğunu belirtti.
Başörtüsü Özgürlüğü ve Anayasal Güvence
Koçakoğlu, başörtüsü özgürlüğünün anayasal güvence altına alınması gerektiğini vurguladı. Geçmişte yaşanan travmaların tekrar tetiklenmemesi gerektiğini belirten Koçakoğlu, mecliste başörtüsü ile ilgili açık bir maddenin eklenmesi gerektiğini ifade etti. Bu maddenin, toplumsal barış ve helalleşme açısından önemli olduğunu belirterek, geçmişin karanlık günlerine geri dönme korkusunun hâlâ var olduğunu dile getirdi.
Akademik Hayatı ve Özgürlük
Akdeniz Üniversitesi'nde başörtülü olarak akademik yaşamına devam eden Koçakoğlu, 2012 yılında göreve başladığı dönemde başörtüsü nedeniyle yaşadığı psikolojik baskıyı anlattı. Öğrencilerin kendisini başörtülü olarak tanıdıkları ilk derste yaşadığı duygusal an, Koçakoğlu için unutulmazdı. Öğrencilerin "Özgürlüğü alkışladık" demesi, onun için anlamlı bir anı oluşturdu. Bugün ise üniversitelerde başörtülü ve başörtüsüz öğrencilerin birlikte eğitim alabilmesinin mutluluğunu yaşıyor.
Koçakoğlu, 28 Şubat sürecinin ardından gelen özgürlük ortamında, her bireyin kendi tercihleri doğrultusunda eğitim almasının önemini vurguladı. Devletin halkın lehine işlemesi durumunda gerçek eşitliğin sağlanabileceğine inandığını belirtti. Bugün artık kısık sesler olmadıklarını, Cumhurbaşkanı'nın açtığı yoldan cesur bir ses olduklarını ifade etti.