Demir eksikliğinin anne ve bebek sağlığı üzerindeki etkilerini açıklayan Dr. Eraslan, bu durumun hamilelikte ciddi riskler doğurabileceğini ifade etti. Anne adaylarında aşırı yorgunluk, enfeksiyonlara yatkınlık ve doğum sonrası kanama riskinde artış gibi sorunlar görülebileceğini söyledi. Bebeklerde ise erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve uzun dönemde nörogelişimsel sorunlar yaşanabileceği konusunda uyarılarda bulundu.
Belirtiler Her Zaman Ortaya Çıkmayabilir
Dr. Eraslan, demir eksikliğinin belirtilerinin her zaman açıkça gözlemlenmeyebileceğine dikkat çekti. Halsizlik, çabuk yorulma, çarpıntı, nefes darlığı, saç dökülmesi ve soğuğa hassasiyet gibi belirtilerin en sık görülenler arasında olduğunu belirtti. Uzman, bu nedenle yalnızca belirtilere değil, rutin kan tetkiklerine de odaklanılması gerektiğini vurguladı. Ferritin düzeyinin 30 ng/mL’den düşük olması durumunun demir eksikliği olarak kabul edildiğini ifade etti.
C Vitamini Demir Emilimini Artırır
Gebelikte demir ihtiyacının yalnızca beslenmeyle karşılanmasının genellikle yeterli olmadığını söyleyen Dr. Eraslan, demir açısından zengin besinlerin kırmızı et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller ve yeşil yapraklı sebzeler olduğunu belirtti. C vitamini kaynakları arasında portakal ve limon gibi meyvelerin yer aldığını, demir takviyelerinin aç karnına alınmasının ve gün aşırı kullanılmasının emilimi artıracağını vurguladı. Çay, kahve, süt ürünleri ve antiasit ilaçların ise demir emilimini engelleyebileceğine dikkat çekti.
Sağlık Bakanlığı'nın 'Gebelere Demir Destek Programı' kapsamında her gebeye rutin takviye önerildiğini belirten Dr. Eraslan, uygulama esaslarını şöyle özetledi: Genellikle 2. trimesterden itibaren demir takviyesine başlanır, ancak eksiklik tespit edilirse hemen başlanmalıdır. Demir ilaçları aç karnına ve gün aşırı alınmalıdır.
Yan Etkilerle Başa Çıkma Yolları
Dr. Eraslan, gebelerin demir takviyesi kullanırken dikkat etmeleri gereken noktaları da açıkladı. Doğru dozda ve doğru zamanda takviye kullanılması gerektiğini belirterek, olası yan etkilerin hekimlere bildirilmesi gerektiğini vurguladı. Demir takviyelerinin bulantı, mide yanması ve kabızlık gibi yan etkilerinin olabileceğini belirtti. Bu etkileri azaltmak için ilaçların gün aşırı kullanılabileceğini, dozun bölünebileceğini veya akşam hafif bir şeyler yenildikten sonra alınabileceğini tavsiye etti.
Doğumdan Sonra da Takip Şart
Dr. Eraslan, doğum sonrası dönemde de demir ihtiyacının devam ettiğini hatırlattı. Doğum sırasında yaşanan kan kaybı ve emzirme sürecinin, annenin demir ihtiyacını artırdığını ifade etti. Bu nedenle, doğum sonrasında da demir takibinin yapılması gerektiğinin altını çizerek, tedavinin ihmal edilmesinin annenin sağlığı ve bebeğine bakım kapasitesi üzerinde olumsuz etkileri olabileceği konusunda uyarıda bulundu.